Impediments türkçesi Impediments nedir

Impediments ingilizcede ne demek, Impediments nerede nasıl kullanılır?

Speech impediment : Konuşma rahatsızlığı. Konuşma sorunu. Konuşma problemi. Konuşma güçlüğü. Konuşma bozukluğu. Bir konuşma terapistinin iyileştirmesini gerektiren sorun.

Impediment : Mani. Kekemelik. Engel. Ayak bağı. Mania. Geciktirme. Özür. Bağ. Pelteklik.

Impedimenta : Eşya. Levazım. Yük. Ağırlıklar. Yürüyüşe engel olan eşya.

Impedimental : Engelden oluşan. Engel içeren. Köstekleme görevi olan. Mani olan.

İngilizce Impediments Türkçe anlamı, Impediments eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Impediments ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disincentives : Caydırıcı önlemler. Vazgeçiren etmen. Caydırıcı faktör. Ekonomik faaliyetleri özendirici olmayan. Cezalandıran karar ve uygulamalar.

Stammer : Teklemek. Pepelemek. Kekeleyerek söylemek. Kekeleme. Pepemelik. Kekelemek.

Structure : Kayaçların ve onların oluşturdukları katmanlarında yerkabuğu içindeki düzeni, durumu. Planlamak. Belli bir dilin bölümlerini birbirine bağlayan ilişkiler bütünü. söz gelişi, türkçenin ses yapısı, seslerin birbiri ile ilişkilerine, şekil yapısı da ek ve köklerin karşılıklı ilişkilerine bağlı bir sistem, bir bütündür. Yapılandırmak. İnşaat. Öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma biçimi. Bilgisayar, coğrafya, fizik, kimya, gramer, tiyatro, sosyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Kuruluş. Biçimlendirmek. İçyapı.

 

Baggage : Yolcu eşyası. Bagaj. Valiz. Kişisel eşya. Ordu yükü. Sevimsiz yaşlı kadın. Moruk. Moruk (argo terim). Yol eşyası. Civelek kız.

Blockage : Tıkama. Tıkanıklık. Tıkanma. Blokaj. Abluka. Bir değerin yetkilinin izni olmadan sahibi tarafından kullanılmasının engellenmesi. krş. bırakım. Muhasara. Tıkayıcı şey. Durdurum.

Barriers : Korkuluk. Duvar. Set. (tren yolunda) geçit. Start sınırı. Çit. Bariyer. Radyasyon emen bariyerler.

Stoppage : Kesme. İnkıta. İşi durdurma. Stopaj. Peklik. Durma. Tatil. Kesinti. Ücret, faiz, kira ve serbest meslek gelirlerinden alınacak verginin, gelirin oluşması sırasında üçüncü kişi tarafından kesilmesine dayanan vergi toplama yöntemi.

Barrier : Set. Antartika'daki buz engeli. Hail. Start sınırı. Çit. Duvar. Aperatif. (tren yolunda) geçit. Bariyer.

Incumbrance : Destek için başkasına bağımlı olan (özellikle de bir çocuk). Sorumluluk. Ağırlık. Taahhüt. Masraf. Borç. Yük. Yükümlülük.

Hindrances : Önleme. Handikaplar. Engelleme.

Impediments synonyms : adjournments, deter, baulking, trammels, trammel, postponements, delay, delaying, bar, obstacle, stuttered, occlusion, stumbling block, tumbler, procrastinations, postponement, wedlock, crimps, delayer, encumbrance, barricading, hinderance, stammers, barraging, stutter, barraged, procrastination, lisping, block, blockade, closure, dilatoriness, ditty.