Disincentives türkçesi Disincentives nedir

  • Ekonomik faaliyetleri özendirici olmayan.
  • Cezalandıran karar ve uygulamalar.
  • Vazgeçiren etmen.
  • Mani.
  • Caydırıcı önlemler.
  • Caydırıcı faktör.
  • Engel.

Disincentives ingilizcede ne demek, Disincentives nerede nasıl kullanılır?

Be a disincentive to : Cesaretini kırmak. Yıldırmak.

Be a disincentive : Cesaretini kırmak. Yıldırmak.

Disincentive : Engel olan. Engel. Caydırıcı faktör. Vazgeçiren etmen. Engelleyici. Köstekleyici. Caydırıcı. Mani. Engelleyici faktör. Önleyici.

İngilizce Disincentives Türkçe anlamı, Disincentives eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disincentives ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embroglio : Kavga. Bozuşma. Karışıklık. Dolaşıklık. Anlaşmazlık.

Deter : Yıldırmak. Caydırmak. Vazgeçmek. Vazgeçirmek. Gözünü korkutup vazgeçirmek. Cesaret kırmak. Alıkoymak. Engellemek.

Barrage : Set. Yoğun yaylım ateşi. Nehir barajı. Baraj. Engelleme ateşi. Yağmur. Soru yağmuruna tutmak. Yaylım ateşi. Bent.

Baulking : Ket. Durdurmak. Sürülmemiş tarla. Ayak diremek. İnat etmek. Duraksamak. Engellemek. İnatla yürümemek. Kaçınmak.

Bar : Parça. Katmamak. Saymamak. Bariyer. Üniformalarda rütbe belirten metal çubuklar. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Savunmanlar kurumu. Kısıtlamak. Taşıma çubuğu. Çizgi yapmak.

 

Ditty : Kısa türkü okumak. Küçük şarkı. Kısa ve basit şarkı.

Barriers : Çit. Korkuluk. Engeller. Antartika'daki buz engeli. Radyasyon emen bariyerler. Start sınırı. Set. Duvar. (tren yolunda) geçit.

Contretemps : Gaf. Aksilik. Kontrtams. Şanssızlık. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Talihsizlik. Pot. Beklenmeyen terslik.

Barraging : Yaylım ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Nehir barajı. Yağmur. Yoğun yaylım ateşi. Baraj. Bent. Engelleme ateşi.

Crimp : Kıvrım. Dalgalandırmak. Yapağı lifinin doğal dalgası. Lüle lüle saç. Katlamak. Zorla askere almak. Durdurmak.

Disincentives synonyms : rational motive, crimps, disincentive, determent, deterrence, disqualification, barrages, barrier, countercheck, delayers, bottleneck, deterrence factor, barricade, delayer, disqualifications, ditties, barricades, deters, barricading, barraged, complication, baulks.

Disincentives zıt anlamlı kelimeler, Disincentives kelime anlamı

Incentive : Güdü. Teşvik etme. İsteklendirme. Saika. Özendirici şey. Neden. İstemli bir davranışa yol açan baskın güdü. Mükafat. Özendirme.