Demit türkçesi Demit nedir

  • İstifa etmek.

Demit ingilizcede ne demek, Demit nerede nasıl kullanılır?

Demitasse : Ufak kahve fincanı. Küçük kahve fincanı. Kahve içmek için kullanılan ufak fincan.

Demitasses : Küçük kahve fincanı. Ufak kahve fincanı. Kahve içmek için kullanılan ufak fincan.

Demitone : Yarım ses aralığı. Yarım ton (müzik terimi). Yarım durak. Yarım ton. Yarım durak (iki ses arasında).

Demits : İstifa etmek.

Demitted : İstifa etmek.

Demi pension : Yarım pansiyon.

Demigoddess : Tanrısal kahraman. Yarı tanrı.

Demi monde : Düşük sınıf kadın. Hayat kadını. Şüpheli kadınlar sınıfından olan kadın. Kuşkulu kimseler. (fransızca) şüpheli insanlar. Fahişe. Orospu.

Demi : Bir kadın adı (demelza'nın kısa biçimi).

Demi rep : Lekeli kadın. Toplumdaki yerini kaybetmiş kadın. Zengin bir aşığı tarafından desteklenen kadın. Düşmüş kadın. Şüpheli kadın. Kuşkulu kadın.

İngilizce Demit Türkçe anlamı, Demit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Resign : Bırakmak. Çekilmek. -e emanet etmek. İstifasını vermek. Ayrılmak. Teslim etmek. Kendini vermek. Vazgeçmek. Terketmek.

Ray : Işın tedavisi yapmak. Şua. İz. Biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Belli bir doğrultuda giden tanecikler ya da erke demeti. Işık saçmak. Zerre. Kanat kılçığı. Tırpana. Işıklandırmak.

 

Quitting : Bırakmak. Vazgeçmek. Çekilmek. Tahliye etmek. Ayrılmak. Sona ermek. İş bitiminden. Bitmek. Paydos etmek (amerikan ingilizcesi). Ödemek.

Fume : Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kızmak. Köpürmek. Duman çıkarmak. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım. Tütmek. Buhar. Gaz. Duman.

Abdicate : Tacını ve tahtını terketmek. Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tahttan çekilmek. Saltanattan çekilmek. Boynundan atmak. İmtina etmek. Çekilmek. Terk-i saltanat etmek. Feragat etmek.

Pay : Vergin. Değmek. Maaş dağıtmak. Karşılığını vermek. Ücret ödemek. Para vermek. Toslamak. Ücret. Yarar sağlamak. Para ödemek.

Radiate : Yayın yapmak. Işımak. Merkezi bir noktadan yayılmak. Saçmak. Yayılmak. Yayılmak (sıcaklık). Işık vermek. Saçılmak (ışık). Yaymak. Bir merkezden yayılmak.

Smoke : Dumana tutmak. Tütsülemek. Sislemek. Tütmek. Duman. Duman tütmek. İs yapmak. Tüttürmek. Füme etmek (eti veya balığı). (arıları) dumanla sersemletmek.

Resigns : Kendini vermek. Teslim olmak. Çekilmek. Bırakmak. İstifasını vermek. Emanet etmek. Vazgeçmek. Terketmek. Görevden ayrılmak.

Spark : Kıvılcım saçmak. Tetiklemek. İlgi uyandırmak. İşaret. Kışkırtmak. Ateşlemek. Fizik, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Teşvik etmek. Kur yapmak. İz.

 

Demit synonyms : abdicates, transfer, ship out, demits, quitted, steam, demitted, opt out of, scintillate, shine, reek, sparkle, abdicated, reflect, shoot, effuse, go out, quit, give off, give up, abdicating, give out.

Demit zıt anlamlı kelimeler, Demit kelime anlamı

Absorb : Anlamak. Sönümlemek. Absorbe. Emmek (sıvıyı veya gazı veya ışığı veya sesi). Uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Soğurma eylemi. Absorbe etmek. Özümsemek. Devralmak. Yutmak.

Increase : Arttırmak. Eder artırımı. Artma. Zam yapmak. Büyümek. Yükseltmek. Yükselmek. Artmak. Üremek. Artış.

Demit ingilizce tanımı, definition of Demit

Demit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To depress. Generally used with an implication that the act is voluntary. To lay down or relinquish an office, membership, authority, or the like. The act of demitting. Also, a letter, certificate, or the like, certifying that a person has (honorably) demitted, as from a Masonic lodge. To let fall. To resign, as from a Masonic lodge.