Resign türkçesi Resign nedir

Resign ile ilgili cümleler

English: Bogdan Tanjević will resign because of colon cancer.
Turkish: Bogdan Tanjević kolon kanseri nedeniyle istifa edecek.

English: Conkling decided to resign in protest.
Turkish: Protesto etmek için istifa etmeye karar verdi.

English: He was forced to resign as prime minister.
Turkish: Başbakan olarak istifa etmek zorunda kaldı.

English: Ali suggested that Mary should resign from her current job and find another one.
Turkish: Ali Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.

English: Ali can't resign now.
Turkish: Ali şimdi istifa edemez.

Resign ingilizcede ne demek, Resign nerede nasıl kullanılır?

Resign oneself to : Kendini bırakmak. Kabullenmek. Boyun eğerek (birşeye) katlanmak. Tevekkül etmek. Boyun eğmek. Yakınmadan kabul etmek. Teslim olmak.

Resignation : İstifa mektubu. Kabullenme. Çekilme. Katlanma (boyun eğerek). İstifa. Para ile bırakma. Vazgeçme. Teslimiyet. Feragat.

Resignations : İstifa. Rıza. Feragat. Tevekkül. Vazgeçme. Bırakma. Çekilme. Boyun eğme.

Resigned : Oluruna bırakmış. Yakınmadan kabul eden. Uysallık. Uysal. Boyun eğmiş. Bıkkın (bir ifade ile). İstifa etmiş. Mütevekkil. Kaderine boyun eğmiş. Kabullenmiş.

 

Resigned to : Boyun eğmiş. Kabullenmiş.

Resignedly : Boyun eğmiş bir halde. Uysal bir şekilde.

Letter of resignation : İstifa yazısı. İstifa mektubu. İstifa dilekçesi.

Resignment : İstifa. İstifa etme eylemi.

Resigning : İstifa.

Resigners : İstifa eden kimse.

İngilizce Resign Türkçe anlamı, Resign eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resign ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be through : Bitirmek. Arkadaşlığı bozmak. Beraberliği bitirmek. İşe yaramaz olmak. Bozuşmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek.

Commit : İşlemek (suç vb). Komisyona sunmak. Önermek. Kalkışmak. İşlemek. Suç işlemek. Yapmak.

Break away : Kirişi kırmak. Kurtulmak. Kaçıp kurtulmak. Kaçmak. Fırlamak. Sıvışmak. Kopmak.

Secede : Üyelikten çekilmek. Çıkmak. Ayrılmak (siyasal veya dinsel bir örgütten veya bir devletten veya federasyondan).

Abandon : Başından atmak. Bırakma. Kesmek. Çıkıp gitmek. Viran hale getirmek. Kendinden geçme. Boşlamak. Koyup gitmek. Coşku. Kendini kaptırmak.

Devote : Vakfetmek. Hasretmek. Vermek. Tahsis etmek. Ayırmak. -e hasretmek. Adamak.

Abjured : Dönmek (dininden). Vazgeçtiğine dair yemin etmek. Vazgeçtigine dair yemin etmek. Yemin ederek reddetmek. Tövbe etmek. Yemin ederek vazgeçmek. İnkar etmek. Feragat etmek. Yeminle vazgeçmek.

Bail : Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefalet. Halka. Kefaletle serbest bıraktırmak. Tekneye giren suyu boşaltmak için kullanılan kova. Çember. Kefalet ücreti. Maşrapa vb. Kefalet vergini.

 

Abates : Hafifletmek. Hafiflemek. Dinmek. Yatıştırmak. Yürürlükten kaldırmak. Dindirmek. Azalmak. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azaltmak.

Declined : Zayıflamak. Düşmek. Çevirmek. Kabul etmemek. Geri çevirmek. Çürümek. Bozulmak. Red. Çökmek. Çekmek (dilbilgisi terimi).

Resign synonyms : leave office, bow, capitulating, apostatizes, resign oneself to, give in, break with, back off, be separated, allows, secedes, apply oneself, commend to, quitted, desolating, admit, commends, consigns, commend, roll over, quit, abandon oneself, commits, ship out, breaking up, commended, be absent, abstention, knuckle under, concedes, abdicating, abandons, allow.

Resign zıt anlamlı kelimeler, Resign kelime anlamı

Take office : Resmi olarak göreve başlamak. Göreve gelmek. Görev almak. Göreve başlamak.

Resign ingilizce tanımı, definition of Resign

Resign kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To sign again. To sign back. Also often used reflexively. Said of the wishes or will, or of something valued. To submit. To yield. Said especially of office or emolument. Hence, to give up. To yield to another. To surrender. To affix one`s signature to, a second time. To return by a formal act.