Quitting türkçesi Quitting nedir

Quitting ile ilgili cümleler

English: Ali told Mary that he would be quitting his job and going back to Boston.
Turkish: Ali Mary'ye işinden vazgeçeceğini ve Boston'a geri döneceğini söyledi.

English: Ali announced that he was quitting football.
Turkish: Ali futbolu bıraktığını duyurdu.

English: Ali regretted quitting his job.
Turkish: Ali işini bıraktığına pişman oldu.

English: Are you quitting your job?
Turkish: İşini bırakıyor musun?

English: Ali got time and a half when he worked beyond his usual quitting time.
Turkish: Ali normal çalışma saatlerinin dışında çalıştığında %50 zamlı aldı.

Quitting ingilizcede ne demek, Quitting nerede nasıl kullanılır?

Acquitting : Ödemek. Ayrıcalık tanımak. Aklamak. Tenzih etmek. Beraat etmek. Suçsuz çıkarmak. Beraat ettirmek. Temize çıkarmak. Muaf tutmak. İbra etmek.

Quittance : İbra kağıdı. Alındı. Ücret. Bedel. Misilleme. İbraname. Karşılık. Borçtan kurtulma. Aklanma. Affolunma.

Quittances : Borcu kalmama. Misilleme. Ücret. Temize çıkma. Makbuz. İbra kağıdı. Affolunma. Karşılık. Alındı. Aklanma.

 

Quitted : Paydos etmek (amerikan ingilizcesi). Çıkmak. Vazgeçmek. Boşaltmak (evi). Sona ermek. Tahliye etmek. Bırakılmış. Ayrılmak. Terkedilmiş. İstifa etmek.

Quitter : Sözünden dönen kimse. Hain. Guitter. Şekerbaşı fistülü. İstifa eden kimse. Çekilen kimse. İşi bırakan kimse. Kartilago ungulenın çeşitli nedenlerle yangılanması ve nekroza uğraması sonucu at tırnağında oluşan fistüllerin biçimlenmesiyle belirgin bir hastalık, guittar, guitter. Yarı yolda bırakan. Kolay pes eden.

Acquittance of debt : Borç ibranamesi. Mali sorumluluk muafiyeti. Mali yükümlülük ipoteği kaldırılması.

Acquittance : İbra senedi. Makbuz. Aklanma. Ödenme. Borcunu ödeme. Borcu ödeme. İbraname. Ödeme belgesi. İbra. Tediye belgesi.

Acquittals : Yerine getirme. Yapma. Aklama. Temize çıkma. İbra. Beraat. Tezkiye. Beraat kararı. Aklanma.

Quitters : Çekilen kimse. Sözünden dönen kimse. İstifa eden kimse. Dönek. Kolay pes eden. Yarı yolda bırakan.

Acquittal : Bir paranın ödenmiş olduğunu açıklayan imzalı yazılım. kişiyi sorumluluktan, borçtan, sözleşmeye ilişkin yargılardan tüm olarak aklanabilmek amacıyla düzenlenerek ona verilen imzalı belge. dernek ya da ortaklık genel kurullarında, yöneticilerin her hangi bir sorumluluğu olmadığı yolunda alınan karar. İbra. Tezkiye. Beraat kararı. Yapma. Yerine getirme. Temize çıkma. Aklanma. Beraat.

İngilizce Quitting Türkçe anlamı, Quitting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Quitting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blows : Blow (üflemek). Tomurcuk açmak. Nefes vermek. Patlamak. Islık çalmak. Büyütmek. Şişirmek. Dalgalanmak. Üflemek.

 

Resignation : Teslimiyet. Feragat. Bir iyeliğin karşılığında para alınması yoluyla başkasına bırakılması. Vazgeçme. Katlanma (boyun eğerek). İstifa mektubu. Para ile bırakma. Rıza. Çekilme.

Apostatized : Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dönmek (din). Dinden dönmek.

Abnegate : Feragat etmek. Ülkeden ayrılmak. İnkar etmek. Reddetmek. Feda etmek. Kaçmak (sorumluluktan). Yadsımak. Tanımamak.

Clear out : Ortadan kaybolmak. Sıvışmak. Çekip gitmek. Yıkılmak. Hepsini satmak. Boşaltmak. Tertemiz etmek. Boşaltıp temizlemek. Defolmak. Satıp bitirmek.

Break out : Başlamak (savaş veya yangın). Ortaya çıkmak. İsyan çıkmak. Patlamak. Kopmak. Firar etmek. Patlak vermek. Patırtı kopmak. Kaçmak.

Be over : Dolmak. Bitmek (kalmamak). Geçmek. Sonlanmak. Miyadını doldurmak. Tamam olmak. Kalmamak.

Apostatize : Dinden dönmek. Dönmek (din). Dönmek (dininden veya prensiplerinden veya inançlarından). Dininden dönmek. İnançlarından vazgeçmek.

Proper : Kusursuz. Görgü kurallarına çok bağlı. Adamakıllı. Kişisel. Usturuplu. Hakiki. Düzgün. Has. Tam. Hanım hanımcık (bayan).

Be through : Bozuşmak. Beraberliği bitirmek. İşe yaramaz olmak. Arkadaşlığı bozmak. Bir ilişkinin sonuna gelmek. Bitirmek.

Quitting synonyms : adores, clears, opt out of, just, bust up, evacuated, demits, ship out, abjures, ascend, bequeath, resigns, abjure, come away, breaking out, answer for, be pulled, dispossess, abdicating, allow, abates, abjured, tender of resignation, declined, be out, drain, arise from, back off, abnegates, adore, resignations, meet, close out.

Quitting zıt anlamlı kelimeler, Quitting kelime anlamı

Improper : Açık saçık. Hatalı. Uygun olmayan. Yolsuz. Yanlış. Ahlaksız. Münasebetsiz. Çirkin. Biçimsiz. Terbiyesiz.

Unjust : Yersiz. İnsafsız. Haksız. Adaletsiz. Vicdansız. Hakkaniyetsiz.