Density meter türkçesi Density meter nedir

  • Yoğunlukölçer.
  • Nükleer enerji alanında kullanılır.
  • Bir maddenin hacimsel kütlesini ya da ayrışık bir maddenin ortalama yoğunluğunu ölçmeye yarayan, iyonlaştırıcı ışınım kaynaklı ölçüm aygıtı.
  • Yoğunluk ölçer.

Density meter ingilizcede ne demek, Density meter nerede nasıl kullanılır?

Density : Dansite. Kalın kafalılık. Ağırlık (yazıda). Özgül ağırlık. Densite. Koyuluk. Birim oyluma düşen özdecik sayısı. Kalınlık. Sıklık. Bir özdeğin birim oylumuna düşen kütle.

Meter : Şiir vezin. Saat ile ölçmek. Kutuplardan ekvatora kadar olan uzaklığın on milyonda biri. uzunluk ölçüsü, 100 santimetre. Ölçme aygıtı. Aä°.metre. Gösterge. Ölçü yapan aygıt. Sayaç. Saat. Metre.

Transmission density meter : İletimli yoğunlukölçer. Ölçülen maddenin içinden iletilen ışınımı kullanarak ölçüm yapan yoğunlukölçer.

Density distribution : Bir yıldızın içinde ya da uzayda çeşitli bölgelere göre yoğunluğun aldığı değerler. Ekonomi, uzay alanlarında kullanılır. Yoğunluk dağılımı.

Density factorization : Yoğunluk çarpanlaması.

Density forecast : Yoğunluk öngörüsü.

İngilizce Density meter Türkçe anlamı, Density meter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Density meter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Spindles : İğağacı. Eksen. Asitmetre. Kromozomların bağlandığı lifler (hücre bölünmesi). Bir iplik uzunluk ölçüsü. İğ. İş. Mil. Dingil.

Densitometers : Dansitometre. Gölgeölçer. Bir negatifin yoğunluğunu ölçen alet (fotoğrafçılık). Densitometre. Kararma ölçer.

Densi tometer : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yoğunlukölçümünde kullanılan aygıt.

Spindled : İğağacı. Bir iplik uzunluk ölçüsü. İş. Asitmetre. Eğirtmeç. Kirmen. Eğirmen. Delmek. Uzamak.

Aerometer : Aerometre. Bir çeşit dansimetre (sıvı yoğunluğu ölçer). Gaz yoğunlukölçeri. Tenekölçer. Gazölçer. Havaölçer. Hava ölçüm cihazı. Desimetre.

Hydrometer : Hidrometre. Suölçer. Bir sıvının özgül ağırlığının ölçülmesine yarayan aygıt. (dibi ağırca, dereceli bir yuvağın yüzdürülmesine dayanır.). Sıvıölçer. Nemçeker. Elektrolitin yoğunluğunu ölçerek akımsakların doluluğunu belirten aygıt. Asit ölçer. Sıvı yoğunluğu ölçeri. Areometre.

Spindle : Kromozomların bağlandığı lifler (hücre bölünmesi). Kirmen. Dingil. Eğirtmeç. Bilgisayar, biyoloji alanlarında kullanılır. İğağacı. Uzamak. Asitmetre. İş.

Densitometer : Karalıkölçer. Bir negatifin yoğunluğunu ölçen alet (fotoğrafçılık). Bir ışılyaprakta ışık, x-ışınları, gama ışınları vb. etkenlerin oluşturdukları izgenin gölge yoğunluğunu ölçmeye yarayan aygıt. Dansitometre. Densitometre. Gölgeölçer. Geçmede karalık ve yansımada karalık ölçmelerine yarayan bir tür ışıkölçer.

Densimeter : Bir sıvının özgül ağırlığının ölçülmesine yarayan aygıt. (dibi ağırca, dereceli bir yuvağın yüzdürülmesine dayanır.). Dansimetre. Yoğunluk ölçmeye yarayan aygıt. Kıyılmış tütünün doldurma yeteneğini ölçmeye yarayan cihaz. Yoğunluk ölçen alet. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Density meter synonyms : desimeter, areometer, pycnometer.