Spindles türkçesi Spindles nedir

Spindles ingilizcede ne demek, Spindles nerede nasıl kullanılır?

Muscle spindles : Kas duyu lifi. Kasın orta bölümleri boyunca ince kas telleri, sıvı dolu ve mekik biçimi bir bağ dokusu kapsülü içerisinde yer alan ve merkeze kasın boyu ve boyundaki değişim hızıyla ilgili bilgileri ileten duysal reseptör, kas mekiği. Kas mekiği. Kas iğciği.

Spindleshanks : Leylek bacaklar. İnce uzun bacaklar. Çırpı bacaklar. Uzun bacaklı kimse.

Spindle fibre : İğ lifi.

Spindle for channel tuning : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İnce ayar düğmesi. İnce ayarın yapılmasını sağlayan düğme.

Spindle legged : Uzun bacaklı. Leylek bacaklı. Çırpı bacaklı.

Spindlelegs : Uzun bacaklı kimse. İnce uzun bacaklar. Çırpı bacaklar. Leylek bacaklar.

Spindle tree : İğağacı.

Ignition rotor spindle : Ateşleme rotoru mili.

Spindled : Kirmen. Asitmetre. Yoğunluk ölçer. Bir iplik uzunluk ölçüsü. Eğirmen. İğağacı. Eğirtmeç. İş. Delmek. Uzamak.

Spindle : Eksen. Eğirmen. Yoğunluk ölçer. Kirmen. Mil. İğ iplikleri. İğ. Mitoz ve mayoz sırasında hücrenin iki kutbu arasında, pozitif uçları birbirine doğru uzanan ve kromozomların hareketini yönlendiren mikrotüpçüklerden oluşan yapı. iğ. Asitmetre. İğağacı.

 

İngilizce Spindles Türkçe anlamı, Spindles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spindles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Densimeter : Yoğunluk ölçmeye yarayan aygıt. Dansimetre. Bir sıvının özgül ağırlığının ölçülmesine yarayan aygıt. (dibi ağırca, dereceli bir yuvağın yüzdürülmesine dayanır.). Yoğunluk ölçen alet. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğunlukölçer. Kıyılmış tütünün doldurma yeteneğini ölçmeye yarayan cihaz.

Pivot : Dönmek. Dönüş sırasında yerden kesilmeyen ayak. Eksen üzerinde dönmek. Çark etmek. Mil üzerine yerleştirmek. Mil üzerinde dönmek. Oyuncunun, bir ayağını yerden kesmeden yaptığı dönme hareketi. Eksen etrafında dönmek.

Center line : Yarışlığın ya da yarışlık yaygısının ortasından geçen çizgi. Michigan eyaletinde şehir. Merkez hattı. Eksen çizgisi. Aks. Orta çizgi.

Axis : Eksen kemiği. Gözekseni. Eksen. ikinci boyun omuru. Anlaşma. Bir serpiştirme ya da çizge alanında değişik boyutları ya da değişkenleri simgeleyen doğrultu. Bir şeyin etrafında döndüğü merkez. Mihver. Amniyonlu hayvanlarda (amniota) boyun omurlarının ikincisi. Aks.

Cannons : Bombardıman silahı. Borbardıman etmek. Çarpmak. Karambol yapmak. Karambol (bilardo). Çarpışmak. Bombardıman etmek. Top. Karambol bilardo.

Fusus : Fusus. Füsus.

Densitometers : Yoğunlukölçer. Bir negatifin yoğunluğunu ölçen alet (fotoğrafçılık). Gölgeölçer. Kararma ölçer. Densitometre. Dansitometre.

 

Gutless : Gönülsüz. Korkak. Yüreksiz. Çekingen. İsteksiz.

Axles : Aks.

Axle : Makara zıvanası. Aks. Şaft. Tekerlek, yuvgu, çark vb. nin özeklerinden geçen çubuk.

Spindles synonyms : pintle, holding device, arbor, arbour, axle shaft, avocation, assignment, areometer, namby pamby, spinner, activity, commerce, appointment, cannon, avocations, axle bar, axletree, axle tree, gudgeon, assignments, calling, centre line, axes, coak, spindle, cannoned, arbours, stub axle, cannoning, spinners, centreline, densitometer, wishy washy.

Spindles zıt anlamlı kelimeler, Spindles kelime anlamı

Strong : Domuz gibi. İstikrarlı. Sağlam. Yetenekli. Zorlu. İradeli. Demir gibi. Alkollü. Gür. Ağır.

Pointless : Maksatsız. Amaçsız. Anlamsız. Beyhude. Manasız. Uçsuz. Manasızlık. Puansız. Boşuna. Saçma.