Deray türkçesi Deray nedir

Deray ingilizcede ne demek, Deray nerede nasıl kullanılır?

Deracinate : Kökünden çıkarmak. Ayırmak.

Deracination : Zorunlu göçe tabi tutma. Zorunlu göç. İmha. Bir kimseyi kültüründen ve doğal çevresinden sürgün etme. Kökünden uzaklaştırma.

Deragot cliffs : Yahudi çölünün doğu falezi (israil). Deragot falezi.

Deraign : Davada haklı çıkmak. Askeri kuvvet yerleştirmek. Dava açmak. Haklı olduğunu ispat etmek. Muharebe düzeni almak.

Deraignment : Muharebe düzeni alma. Davada haklı çıkma. Dava açma. Askeri kuvvet yerleştirme.

Derailments : Raydan çıkma. Raydan çıkma (tren). Deray. Derayman. Raydan çıkarma (treni).

Derailment : Raydan çıkma. Raydan çıkma (tren). Raydan çıkarma (treni). Derayman. Deray.

Derailing the peace process : Barış sürecini raydan çıkarma. Barış sürecini sekteye uğratma. Barış sürecini başarısız olması için girişimde bulunma. Barış görüşmeleri sürecini engelleme veya yavaşlatma.

Derailleurs : Vites. Vites değiştiricisi. Bisikletlerde vitesi değiştiren mekanizma. Bisiklet vitesi değiştiricisi.

Derail the search for peace : Barış arayışının başarısız olması için girişimde bulunmak. Barış arayışını raydan çıkarmak. Barış girişimlerini sekteye uğratmak.

 

İngilizce Deray Türkçe anlamı, Deray eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deray ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buoyancies : Alttan kaldırma. Suya batmama. Kaldırma kuvveti. Batmazlık. Suyun kaldırma etkisi. Yukarıya doğru basınç. Canlılık. Hidrostatik kaldırma. Ekonomik canlılık.

Remit : Hafiflemek. Havale etmek (para). Affetmek. Kolaylaştırmak. Bağışlamak. Ara vermek. Para göndermek. Ötelemek. Havale göndermek. İptal etmek.

Abnormal : Olağandışı. Uygun olmayan. Gayrinormal. Düzgüsüz. Bilinen olağan yapı, davranış, durum veya kuralın dışında olma, tabi olmayan, normal olmayan, normal dışı, abnormal. kusurlu teşekkül, sakatlık. Sapkın. Olağanüstü. Abnormal. Anormal.

Brightness : Işıklılık. Aydınlık. Güneş. Revnak. Bilgisayar, uzay, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlılık. Parıltı. S) tv. bir merceğin geçirebileceği en çok ışık niceliği. (bağıntılı açıklıkla aynıdır). Parlaklık (ışık vb).

Dilly dally : Oyalanmak. İşi ağırdan almak. Vakit öldürmek. Oyalanma. Sallanmak.

Prorogue : Ara vermek. Ötelemek. Meclisin çalışmalarını ertelemek. Parlamento toplantısına ara vermek. Meclisi tatil etmek. Tatil etmek. Parlamentoyu tatil etmek. Meclis oturumuna son vermek. Meclise ara vermek. Tatil olmak (meclis).

Cakes and ale : Toz pembe. Hayatın materyalistik eğlence ve zevkleri. Eğlence. Hayatın güzellikleri.

Buoyancy : Buoyans. Yukarıya doğru basınç. Suyun kaldırma etkisi. Canlılık. Alttan kaldırma. Ekonomik canlılık. Suya batmama. Batmazlık. Hidrostatik kaldırma.

 

Balls up : Acemice iş. Hata sonucu oluşan karışıklık. (britanya argosu) dağınıklık. Beceriksizlik. Dağınıklık. İçine sıçmak.

Cheerfulness : Neşelilik. Keyiflilik. Şenlik.

Deray synonyms : drag one's heels, change integrity, drag one's feet, hold off, bashers, procrastinate, confusion, postpone, blitheness, binge, decompose, disintegrate, cheeriness, blisses, big fuss, hold back, anarchy, cheer, choppiness, festivity, set back, buster, chirped, bliss, put off, euphoria, shelve, pause, animal spirits, bender, dillydally, booze up, addlement.

Deray zıt anlamlı kelimeler, Deray kelime anlamı

Rush : Düşünmeden girişmek. Saldırmak. Çabucak halletmek. Koşmak. Koşturmak. Üstüne çullanmak. Acele ile göndermek. Telaş etmek. Acele etmek. Asılmak (amerikan ingilizcesi).

Accelerate : Tesri etmek. İvme vermek. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. Hızlandırmak. Hızlanmak. Tacil etmek. İvdirmek. Süratini artırmak. Hız vermek. Özendirmek.

Stay : Beklemek. Erteleme. Geciktirmek. Durmak. Kalmak. Oyalanmak. ...olarak kalmak. Kalış. Alıkoymak. İkamet etmek.

Deray ingilizce tanımı, definition of Deray

Deray kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disorder. Merriment.