Desistance türkçesi Desistance nedir

Desistance ingilizcede ne demek, Desistance nerede nasıl kullanılır?

Desist from : Bir şeyden vazgeçmek. Bırakmak. Vazgeçmek.

Cease and desist order : Yapı tatil tutanağı. Haksız uygulamayı durdurma emri. Faaliyetten men. Haksız uygulamayı durdurma emri (hukuk terimi). Bir kuruma haksız bir uygulamayı durdurması için verilen emir.

Desist : Fariğ olmak. Vazgeçmek. Ayrılmak. Bırakmak. Çekilmek. -den kendini almak. Sarfınazar etmek. Feragat etmek.

Desistence : Sonlandırma. Feragat. Son. Sarfınazar. Çekilme. Vazgeçme. Durma işi. Ara verme.

Desisting : Sarfınazar etmek. Bırakmak. Çekilmek. Vazgeçmek. Ayrılmak. -den kendini almak. Fariğ olmak. Feragat etmek.

Geodesists : Yer ölçümcü. Jeodesist. Yerölçümcü.

Geodesist : Yer ölçümcü. Yerölçümcü. Jeodesist.

Desists : Çekilmek. Ayrılmak. -den kendini almak. Feragat etmek. Vazgeçmek. Fariğ olmak. Bırakmak. Sarfınazar etmek.

İngilizce Desistance Türkçe anlamı, Desistance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Desistance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Separation : Firkat. Hasretlik. Boşluk. Ayrışma. Ayrılma. Ayrı yaşama. Ayrı evre ya da yoğunluktaki biribirine karışmayan özdekleri çeşitli yöntemlerle ayrı ayrı elde etme işlemi. Karı kocanın karşılıklı anlaşıp, eşin ve çocukların bakım ve desteklenmesi konularını bir çözüme bağlayarak evlilik birliğini bozmaları. Müstakil olma. Hicran.

 

Mileage : Mil üzerinden ödenen harcırah. Mil hesabı. Mil üzerinden alınan ücret. Mil hesabı ücret. Mil hesabıyla uzaklık. Mil hesabı ile uzaklık. Mesafe. Mil olarak uzaklık. Gelinen yer. Dönem.

Farness : Çok uzakta olma durumu. Uzaklık. Mesafelilik.

Solution : Eriyik. Çıkar yol. İlaçların su, alkol, yağ ve diğer çözücülerde çözdürülmesiyle hazırlanan ilaç biçimi, solüsyon. Çözüm yolu. Yol. Çözünen ve çözücüden oluşan tektürel, karışım. Halletme. İçinde birden artık kimyasal tur bulunan tektürel evre. Solüsyon. İzah.

Detente : Ülkeler arasında huzur. Gerginliği azalma. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Yumuşama. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Ateşkes. Yatışma. Detant.

Cessations : Durma. Durdurulma. Kesilme. Ara. Duruş. Fasıla. Sona erme. İnkıta.

Remove : Taşımak. Kesmek. Götürülmek. Aralık. Temizlemek. Gidermek. Ortadan kaldırmak. Öçürmek. Kaldırmak.

Piece : Parça koymak. Pare. Yamalamak. Parçalarını eklemek. Kalıp. Birleştirmek. Yamamak. Tane. Eklemek. Kısa yazı.

Elevation : Yükseltme. Dikey kesit. Yükselti. Yücelme. İrtifa. Bayır. Eğim. Yükselme. Rakım.

Suspension : Katı bir maddenin parçacıklarının sıvı ya da yine katı bir madde içinde, onun parçacıkları ile erimeksizin karışması. süspansiyonda dağılma fazı ve dağılan faz olarak iki faz vardır. Askı. Cezanın ertelenmesi. Ödek. Futbol, biyoloji, hukuk, fizik, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir maddenin sıvı içinde erimeksizin çok ufak tanecikler durumunda dağılmasından oluşan karışım. Geçici olarak yürürlükten kaldırılma. Asma. Katı asıltı. Sarkıtma.

 

Desistance synonyms : spatial arrangement, helping hand, abdication, support, cessions, focal length, disaffirmation, abjurations, demises, help, interval, relief, clotures, nigh, mean distance, recess, abandonment, desistence, reliefs, breakaway, noncontinuance, disclaimer, closeness, yardage, departure, desinence, abdications, backout, distant, abnegation, being dragged, contraction, abstemiousness.

Desistance zıt anlamlı kelimeler, Desistance kelime anlamı

Far : Çok fazla. Alıs. Ötedeki. Pek çok. Öteki. Uzakta. Çok. Öbür. Daha uzaktaki. Bir hayli.

Nearness : Yakınlık. Cimrilik.

Near : Yakınında. Yaklaşmak. Sadık (çeviri). Yakın. Cimri. Sıkı. Bitişik. Soldaki (araba veya at). Yanında. Yakınlaşmak.

Desistance antonyms : distant, farness, close, inactivity, disservice.

Desistance ingilizce tanımı, definition of Desistance

Desistance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act or state of desisting. Cessation.