Destroyer pricing türkçesi Destroyer pricing nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Yıkıcı fiyatlandırma.
  • Aksak rekabet piyasasında etkinlikte bulunan firmaların, rakip firmaları piyasadan çıkarmak veya piyasaya olası girişleri engellemek amacıyla mallara çok düşük fiyat belirlemelerine dayanan fiyatlandırma yöntemi.

Destroyer pricing ingilizcede ne demek, Destroyer pricing nerede nasıl kullanılır?

Destroyer : Yıkıcı. Muhrip. Yok edici kimse. Torpido ve denizaltı muhribi. Yok edici şey. Yok edici.

Pricing : Fiyatlama. Fiyat koyma. Fiyatlandırarak. Fiyatlandırma. Paha biçmek. Fiyat tespit etme. Fiyatlandırmak. Fiyat belirleme. Fiyat uygulaması.

Destroyers : Yok edici şey. Destroyerler. Torpido ve denizaltı muhribi. Destroyer. Yok edici kimse.

Adaptation approach to pricing : Uyarlanabilir fiyatlandırma yaklaşımı. Küresel düzeyde etkinlikte bulunan bir firmanın, etkinlikte bulunduğu bölgede kar edebileceği en uygun fiyatı, söz konusu bölgedeki iştirak ya da bağlı kuruluşunun belirlemesine izin verdiği fiyatlandırma yaklaşımı. krş. küresel fiyatlandırma yaklaşımı, yermerkezli fiyatlandırma yaklaşımı.

Average cost pricing : Bir malın fiyatının, o malın ortalama maliyetine belirli bir kar payı eklenmesiyle belirlenmesine dayanan ve r. e. hall ile c. j. hitch’in görgül çalışmaları sonucunda saptanan bir tür maliyet üstü fiyatlandırma yöntemi. Ortalama maliyet fiyatlandırması.

 

Basing point pricing : Temel nokta fiyatlandırma yöntemi. Temel nokta fiyatlama yöntemi. Üretildiği yere bakılmaksızın malın maliyetine belli bir taşıma bedelinin eklenmesiyle hesaplanmasına dayanan fiyatlandırma yöntemi.

İngilizce Destroyer pricing Türkçe anlamı, Destroyer pricing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Destroyer pricing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Predatory pricing : Rakipleri saf dışı etmek amacıyla uygulanan aşırı fiyat kırmaya dayılı fiyat politikası. Yıkıcı fiyat uygulaması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Destroyer pricing synonyms : a change in supply, a shift in individual demand, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, ability to pay approach, a type mutual funds, ability to pay principle.