Destructiveness türkçesi Destructiveness nedir

  • Yok edicilik.
  • Zararlı olma durumu.
  • Ziyankarlık.
  • Yıkıcılık.
  • Tahrip edicilik.

Destructiveness ingilizcede ne demek, Destructiveness nerede nasıl kullanılır?

Nondestructiveness : Yıkıcı olmama. Zararsızlık. Bozucu olmama.

Destructive addition : Bozucu toplama.

Destructive competition : Yok edici rekabet. Tahrip edici rekabet. Aksak rekabet piyasasında üretim yapan firmaların ürettikleri mal ve hizmet fiyatlarını yıkıcı fiyatlandırma yöntemiyle belirleyerek yaptıkları rekabet. Yıkıcı rekabet.

Destructive criticism : Yıkıcı eleştiri.

Destructive distillation : Organik maddelerin ısı ile veya havasızlığa maruz bırakma yoluyla ayrıştırılması veya yok edilmesi (kok kömür yağ ve gaz gibi maddeler üretir). Kurur damıtma. Kuru damıtma. Ayrışımlı damıtım.

Destructive reading : Bozucu okuma.

Destructive of : -e zararlı.

Destructive fire : Yangınlı tahribat. Yıkıcı yangın. Düşmanı alaşağı etmek ve askeri kaynaklarını yok etmek amacıyla çıkarılan yangın. Yıkıcı ateş.

Destructive magic : Kötü hava, kıtlık, mutsuzluk, başkaldırma ve ölüm gibi oluşumları sağlamak amacıyla uygulanan büyü türü. bk. büyü. krş. ak büyü, kara büyü. Yıkıcı büyü.

Destructive to health : Sağlığa zararlı.

İngilizce Destructiveness Türkçe anlamı, Destructiveness eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Destructiveness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wreckings : Yıkım. Yıkma. Zarar verme. Tamir. Enkaz. Sökme.

Vandal : Vandal. Barbar. Yararlı ve güzel şeyleri tahrip eden kimse. Zorba. Güzel şeyleri tahrip eden. Yararlı ya da güzel şeyleri tahrip eden kimse. Vandallar ile ilgili.

Deleteriousness : Sağlığa zararlılık. Zarar verme durumu. Zararlılık.

Vandalism : Vandallık. Barbarlık. Sanat eserlerini yıkma. Vandalizm.

Disruptiveness : Ara bozuculuk. Yarıcılık. Engelleyici. Ayırıcılık. Rahatsızlığa sebep olma. Bölücü olma. Hasar verici. Parçalayıcılık. Engelleyici olmaya eğilimli. Bozuculuk.

Subversion : Yıkım. Yıkma (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu). İfsat. Son verme. Bozulma. Altüst etme. Hükümeti devirme. Yıkılma. Çökertme (insanların güvenini veya inancını sarsarak devleti veya bir kurumu).

Poison : Bir organizmayı tedirgin eden ya da öldüren özdek. bir metal ya da alaşımın niteliğini bozan özdek. bir tezgenin etkinliğini azaltan ya da yok eden özdek. Aşı. Ağılamak. Zehir katmak. İçki. Otalamak. Olumsuz yönde etkilemek. Ağu. Zehirlemek.

Destructivity : Yıkım veya hasar oluşturma eğilimi. Zararlılık.

Wrecking : Enkaz. Zarar verme. Yıkma. Kurtarma. Yıkım. Yardıma gelen. Tamir. Sökme.

Injuriousness : Zarar. Yaralayıcı olma durumu. Zararlılık. Gücendiricilik. Zarar veren özellikte olma durumu. Zarar vericilik. Hasarcılık. Kırıcılık.

Destructiveness synonyms : subversiveness, harmfulness, fellness, quality.

Destructiveness zıt anlamlı kelimeler, Destructiveness kelime anlamı

Constructiveness : Yapıcılık. Olumluluk. Verimlilik. Yardımseverlik. Yaratıcılık.

Destructiveness ingilizce tanımı, definition of Destructiveness

Destructiveness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality of destroying or ruining.