Determinants türkçesi Determinants nedir

Determinants ile ilgili cümleler

English: The key determinants in impact are not the number of authors or articles in the field but, rather the citation density and the age of the literature cited.
Turkish: Etkisi önemli belirleyiciler alandaki yazarlar ya da makalelerin sayısı değil daha ziyade atıf yoğunluğu ve edebiyat yaş göstergesiydi.

Determinants ingilizcede ne demek, Determinants nerede nasıl kullanılır?

Determinant of a graph : Çizgenin belirteni.

Antigenic determinant : Antijenik determinant. Vücut dokusuna zarar vermeden patojenleri tahrip eden herhangi bir kimyasal madde. Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün reseptörlerle bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, antijenik determinant, epitop. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Antijen molekülü üzerinde bulunan, antikor veya duyarlı lenfosit üzerindeki özgün almaçlarla bağlanarak antikor veya lenfositin özgünlüğünü belirleyen bölge, determinant bölge, epitop, immünojen belirleyici. İmmünojen belirleyici.

Immunogenic determinant : Antijenik determinant. İmmünojen belirleyici.

Jacobian determinant : Jacobi belirteci. Jacobi determinantı.

Determinant : Sıfat. Tayin eden. Hakim olan. Belirtken. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Belirteç. Belirleyici faktör. Etken. Belirleyici.

 

Determinability : Karar verilebilir olma durumu. Belirlenebilirlik. Sınırlanabilirlik.

Determinately : Sınırlı bir şekilde. Kararlı bir şekilde. Kesin olarak. Kati bir şekilde.

Determinacy : Kesinlik. Belirlilik.

Determinable : Tayin edilebilir. Belirlenebilir. Saptanabilir. Sınırlanabilir. Tayini mümkün.

Determinate fault : Kalıcı aksama.

İngilizce Determinants Türkçe anlamı, Determinants eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Determinants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Determinant : Hükmeden. Hakim olan. Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın birinci ögesini oluşturan ad ve sıfat: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra, sarışın dilber, görünmez kaza, gizli kapaklı işler vb. Dizey öğelerinin tersbakışımlı çarpımları olarak hesaplanan sözgelimi, dizey evriğinin varlığını sınamaya yarayan sayı. Belirleyici etken. Belireç.

 

Epithet : Hakaret. Herhangi bir türün isminde, cins isminden sonra yazılan, türün adını belirleyen sıfat ya da isim. pinus (cins ismi) nigra (epitet). Sanlık. Tamlayan. Lakap. Laf. Epitet. Belgeç.

Attributions : Hassa. Atfetme. Özellik. Niteleme. Dayandırma. Atıf. Nitelik. Yorma. Öz nitelik.

Dominant : Nüfuzlu. Egemen. Tesirli. Baskın karakter. Üstün. Baskın. Başat karakter. Galip. Yüksek.

Capacities : Güç. Yeterlik. Hacim. Verim. Yetenek. İktidar. Kapasite. Kabiliyet.

Adjective : Nitem. Bir özne, konu ya da nesneyi niteleyen ve değerleme ölçeklerinde ölçüm sürekliliği üzerindeki çeşitli kesim noktalarını göstermeye yarayan sözcük. Tabi. Bağlı. Sabitleştiricili. Biçimsel. Yüklenç. Önad. Sıfat gibi kullanılan.

Adjectives : Önad. Sıfatlar.

Determinative : Belirleyici şey. Belirten öğe. Belirleyen. Belirleyici. Belirten. Tamlayan. Niteleyici sözcük. Sınırlandıran. Sınırlandıran şey. Belirleyen şey.

Influence : Etki altına almak. Söz geçirmek. Nüfuz etmek. Tesir. Nüfuz. Etki. Etkilemek. Tesir etmek. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. İkna etmek.

Determinants synonyms : determining factor, decisive factor, cognitive factor, causal factor, mdeterm, adjektive, clincher, capacity, agent, attributives, active, factor, adjectival, ingredient, effective, characters, attribution, fixed, factors, character, parameter, adj, attributive, determiner.

Determinants zıt anlamlı kelimeler, Determinants kelime anlamı

Indeterminate : Belirsiz. Tereddüd. Kesin olmayan. Şüpheli. Kararsızlık. Belli olmayan. Kararsız. Süresi belirsiz. Ortada. Bilinmedik.

Indecisive : Karara bağlanamayan. Kararsız. Kuşkulu. İkircikli. Şüpheli. Ortada. Tereddüt. Kesin bir sonuca bağlanmayan. Belirsiz. Mütereddit.