Deterred türkçesi Deterred nedir

Deterred ile ilgili cümleler

English: Ali doesn't look deterred.
Turkish: Ali engellenmiş görünmüyor.

English: Ali is undeterred.
Turkish: Ali önlenemez.

English: Ali seemed undeterred.
Turkish: Ali kararlı görünüyordu.

Deterred ingilizcede ne demek, Deterred nerede nasıl kullanılır?

Undeterred : Kararlı. Azimli. Yılmayan. Önlenemez.

Deterrence : Caydırıcılık. Engelleyicilik. Caydırma.

Deterrence factor : Caydırıcı faktör. Engelleyici etmen. Vazgeçiren veya cesaret kıran şey.

Deterrence policy : Caydırma politikası.

Deterrent : Caydırıcı silah. Caydırıcı. Yıldırıcı. Vazgeçiren şey. Caydıran kimse. Caydırıcı şey. Önleyici. Engelleyici.

Deterged : Yıkamak. Temizlemek. Silmek.

Deterge : Silmek. Temizlemek. Deterger. Yıkamak.

Deterrents : Caydırıcı. Caydırıcı silah. Önleyici. Caydıran kimse. Yıldırıcı. Caydırıcı şey. Vazgeçiren şey. Engelleyici.

Deterrer : Mezardan çıkarmak. Topraktan çıkarmak. Meydana çıkarmak.

Deterrent punishment : Vazgeçirici ceza. Gelecekte işlenecek suçlardan caydırmak amacıyla uygulanan disiplin uygulaması. Caydırıcı ceza.

İngilizce Deterred Türkçe anlamı, Deterred eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deterred ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Browbeats : Kabadayılık etmek. Ters bakışla korkutmak. Gözünü korkutmak. (birisini) sindirmek. Gözdağı vermek. Sert bakarak korkutmak.

Bind : Zorunlu bırakmak. Yarayı sarmak. Yapıştırmak. Tutmak. Menetmek. Biraraya getirmek. Birleştirmek. Yasal olarak bağlamak. Donmak (beton). Yapışmak.

Appaling : Dehşete düşüren. Şoka uğratmak. Dehşete düşürmek. Şok edici. Şoke etmek. Dehşete düşmek. Sarsmak. Ürkütmek. Şok veya korkuya neden olan.

Dissuaded : Vazgeçirmek. Fikrini çelmek. Cesaret kırmak. Vazgeçirtmek. Kandırmak. Aklını çelmek. Çelmek.

Dehort : Vazgeçirmek.

Balk : Engel olmak. Kütük. Bir engel karşısında duraklamak. İnatla yürümemek. Anlaşmaya yanaşmamak. Engellemek. Yürümemekte direnmek. Kaçınmak. Duraksamak.

Cowed : Gözü korkutulmuş. Zorla getirilmiş. Korkutulmuş. Sindirilmiş. Sindirmek. Yıldırılmış. Korkutmak. Sinik.

Disinclines : Çevirmek. Soğutmak (caydırmak). Soğutmak (bir şeyden veya birinden). İsteğini kaçırmak. Kendinden soğutmak. Soğutmak. Bir şeyi yapmaktan soğumak.

Browbeat out : Gözünü korkutmak.

Knackered : Pestili çıkmış. Yorgun. Bozuk. Bitap düşmüş. Bitkin. Çok yorgun.

Deterred synonyms : heard, diriment impediment, appall, drag, millstone, disincline, cramped, straitjacket, deterring, disinclining, perceived, inhibited, balked, hampered, encumbered, curbed, fettered, check, sidetrack, difficulty, cow, refrained, thwarted, browbeat, hindered, frustrated, impediment, knacked, consternating, browbeating, consternate, obstacle, dissuades.

Deterred zıt anlamlı kelimeler, Deterred kelime anlamı

Undetected : Tespit edilmemiş. Algılanmamış. Saptanmamış. Farkedilmemiş. Algılanmayan.

Permissive : İzin veren. Serbest. Fazla müsamahakar. Her şeye açık. Liberal. Seçmeli. İsteğe bağlı. Aşırı müsaadekar. Müsamahakar. Aşırı hoşgörülü.