Detours türkçesi Detours nedir

  • Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma.
  • Detur.
  • Varyanttan gitmek.
  • Tali yol.
  • Saptırmak.
  • Servis yolundan vermek (trafik).
  • Sapmak.
  • Sapak.
  • Dolambaçlı yoldan gitmek.
  • Sapma.

Detours ile ilgili cümleler

English: Are there any detours up ahead?
Turkish: Orada hiç servis yolu var mı?

Detours ingilizcede ne demek, Detours nerede nasıl kullanılır?

Detour road : Servis yolu.

Made a detour : Dolambaçlı yoldan gitmek.

Make a detour : Varyanttan gitmek. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Detour : Sapak. Servis yolundan vermek (trafik). Sapmak. Detur. Sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek. Varyanttan gitmek. Tali yol. Dolambaçlı yoldan gitmek ya da göndermek. Saptırmak.

Detoured : Sapak. Tali yol. Varyanttan gitmek. Detur. Sapma. Saptırmak. Sapmak. Dolambaçlı yoldan gitmek. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Servis yolundan vermek (trafik).

Detouring : Varyanttan gitmek. Tali yol. Servis yolundan vermek (trafik). Sapmak. Sapak. Saptırmak. Sapma. Detur. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Detonated : İnfilak etmek. Patlatmak. Patlamak.

Detonable : Patlayabilir. Patlayıcı. Patlayabilme özellikli.

Detonate explosives : Patlayıcıları havaya uçurmak. Patlayıcı maddeleri patlatmak.

Detonating : Patlatma. Patlama. Patlayıcı.

İngilizce Detours Türkçe anlamı, Detours eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Detours ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bear : Borsa fiyatlarını düşürmek. Götürmek. Dişini sıkmak. Bulundurmak. Üzerinde bulunmak. Katlanmak. Duymak (sevgi). Taşımak. Uymak.

Contorting : Eğmek. Buruşmak. Bükmek. Kıvırmak. Burmak. Çarpıtmak. Burma. Eğme. Buruşturmak.

Bastardizing : Bozmak. Dejenere etmek. Kötüleştirmek. Gayri meşru olduğunu kanıtlamak. Alçaltmak. Piç olduğunu söylemek (argo terim). Lekelemek. Lekelenmek. Alçalmak. Değerini düşürmek.

Departure : Ölüm. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi. Bir parçanın yavaşlık veya çabukluk derecesi. İnhiraf. Geri çekilme. Değişiklik. Feragat. Hareket. Kıpırdatma. Gidiş.

Contorts : Eğme. Burmak. Burma. Bükmek. Eğmek. Buruşmak. Çarpıtmak. Buruşturmak. Kıvırmak.

Detour : Dolambaçlı yol.

Declensions : Aşağıya doğru eğilen. Olumlu cevap. Aşağıya doğru hareket eden. Çökme. Tasrif. Bozulma. Gerileme. Çekim.

Turnouts : Mahsul. Malzeme. Grevci. Kıyafet. Katılım oranı. Katılımcı sayısı. Giyiniş tarzı. Yol ayrımı. Verim. Grev.

Biassing : Fikrini yönlendirmek. Önyargılı kılmak. Fikrini etkilemek. Aklını çelmek. Önyargılı davranmasına neden olmak. Etki altında bırakmak. Önyargıyla hareket etmek. Önyargı. Bir tarafa etki etmek.

Detours synonyms : secondary road, bias, deviate, by pass, deflect, bastardise, bastardizes, depart from, declension, aberrance, bastardize, velour, textile, deviates, abnormality, side street, detouring, contort, angle, material, declination, deflection, bypass, sidelined, turnout, detoured, meanders, deflexion, make a detour, made a detour, turn off, cut, aberration.