Detonated türkçesi Detonated nedir

Detonated ile ilgili cümleler

English: How were the bombs detonated?
Turkish: Bombalar nasıl patlatıldı?

Detonated ingilizcede ne demek, Detonated nerede nasıl kullanılır?

Detonate a mine : Mayını patlatmak. Gömülü bir mayını havaya uçurmak.

Detonate explosives : Patlayıcıları havaya uçurmak. Patlayıcı maddeleri patlatmak.

Detonate : İnfilak ettirmek. Patlamak. Şiddetle patlamak. İnfilak etmek. Patlatmak (bomba vb). Patlatmak.

Detonates : Şiddetle patlamak. İnfilak etmek. Patlatmak. İnfilak ettirmek. Patlamak. Patlatmak (bomba vb).

Detonating : Patlayıcı. Patlatma. Patlama.

Bridge wire detonator : Köprülü kapsül. Köprülü kapçık.

Detonations : Ateşleme. Çok hızlı yanma. Detonasyon. Vuruntu. Ateşleyici. İnfilak. Motor vuruntusu. Patlatma. Patlama.

Detonating cap : Kapsül. Fünye. Funya.

Detonating gas : Patlayan gaz. Ateşlendiğinde büyük bir gürültüyle patlayan ve iki hidrojen ile bir oksijenden oluşan gaz karışımı. Patlayıcı gaz.

Detonators : Detonatör. Patlatıcı. Sis sinyali. Fitil. Funya. Ateşleyici parça.

İngilizce Detonated Türkçe anlamı, Detonated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detonated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Deal : Meşgul olmak. Miktar. Oyun kağıtlarını dağıtma. Vermek. Anlaşma. İlgilenmek. Dağıtmak. Ele almak. İş yapmak. (bir sorunla) ilgilenmek.

Clouted : İndirmek (argo terim). Nüfuz. İndirmek. Güç. Paçavra. Etki. Prestij. Vurmak. Darbe.

Clouts : İndirmek. Vurmak. Paçavra. Prestij. Nüfuz. Darbe. Güç. İndirmek (argo terim). Torpil.

Detonate : Şiddetle patlamak. İnfilak ettirmek. Patlatmak (bomba vb).

Explode : Köpürmek. Bozmak. Aksini ispatlamak. Yıkmak. Patlak vermek. Çürütmek. Patlama yapmak. Yanlış olduğunu göstermek.

Clouting : İndirmek. Torpil. Vurmak. Darbe. Nüfuz. Etki. Güç. İndirmek (argo terim). Prestij. Paçavra.

Burst out : Söyleyivermek. Patlak vermek. Birden başlamak. Aniden söylemek. Haykırmak.

Fulminate : Parlamak. Fulminat. Verip veriştirmek. Gürleme. Patlayıcı madde. Gürlemek. Yasaklama getirmek.

Busts : Batmak. Sona ermek. Kırmak. Becerememek. Tutuklamak. Rütbe indirmek. Tartışmak. Bozulmak. Mahvetmek.

Blow : Esmek (rüzgar). Uçmak. Çiçeklenmek. Kaçmak. Çarçur etmek (argo terim). Körüklemek. Kaçırmak (fırsat). Yanmak. Harcamak.

Detonated synonyms : change integrity, busted, burst, fulminated, detonates, break out, cracks, clout, break, blast, sprang, crack, blows, explodes, brast, bursts, fulminates, dynamite, springs, set off, blasts, blow up, breaks, blew, busting, bust.

Detonated zıt anlamlı kelimeler, Detonated kelime anlamı

Plain : Sadelik. Sade. Düz. Vuzuh. Düz ya da azıcık eğimli, az çok kalın taşınmış toprak ve lığlarla örtülü, akarsularla parçalanmamış, daha yüksek yer biçimleriyle çevrelenmiş ve oluşum kökenleriyle ayrımlı türleri bulunan ana yer biçimlerinden biri. Yalın. Açıklık. Sade bir biçimde. Ova.

Unclothed : Açığa çıkarmak. Açmak. Elbiselerini çıkarmak. Çıplak. Soymak.

Detonated antonyms : unadorned.