Detumescence türkçesi Detumescence nedir

Detumescence ingilizcede ne demek, Detumescence nerede nasıl kullanılır?

Detumescent : Şişi inmiş. Şişi inik.

İngilizce Detumescence Türkçe anlamı, Detumescence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Detumescence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Detentes : Detant. Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Gerginliği azalma. Ara verme. Ateşkes. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Ülkeler arasında huzur. Yatışma.

Relaxations : Yumuşatma. Gevşeme. Hafifletme (ceza). Gevşetme. Rahatlama. İstirahat. Eğlence. Dinlenme. Relaksasyon.

Malacia : Doku yumuşaması. Malasi. Bir dokunun patolojik veya ölüm sonrası enzimatik nedenlerle yumuşaması veya erimesi. merkezi sinir sistemi dokusunda biçimlenen erime nekrozu.

Maceration : Makerasyon. Sert bir cismin su içinde kalışı nedeniyle yumuşaması. dölüt maserasyonu. Zayıflama. Islatarak yumuşatma. Islanıp yumuşama. Sindirime hazırlama. Maserasyon. Kemikten ayırmadan önce değişik solüsyonlar içerisinde bekletilerek dokunun yumuşatılması işlemi.

Mellowing : Yumuşatma. Yumuşamak. Dinlendirme. Yumuşatmak. Olgunlaşmak.

Sonorisation : Ünsüzlerin boğumlanması sırasında, ciğerlerden gelen havaya ses tellerinin titreşerek ton vermesi, ünsüzlerin tonluluk niteliği kazanması, b, c, d, g, vb. ünsüzlerin boğumlanmasında olduğu gibi. bk. tonlu ünsüz. karşıtı tonsuzlaşma’dır. || tonsuz p, ç, t, k gibi ünsüzler ile biten kelimelerin sonuna ünlü ile başlayan bir ek getirildiğinde, kelime sonundaki tonsuz sert ünsüzlerin yumuşayarak tonlu b, c, d, g (ğ) ünsüzlerine dönüşmesi olayı, sebep > sebebi, kebap > kebaba, ağaç > ağacı, topaç > topaca, art > arda, dört > dörde, denk > dengi, eşik > eşiğe, köpük > köpüğün vb. Son sesinde tonsuz ünsüz bulunduran sözlerin, ünlüyle başlayan bir ek aldıklarında tonlu duruma gelmeleri. bu olay türkçenin bu durumdaki her kelimesi için geçerli değildir. ünsüzün niteliğini koruması veya tonlulaşarak yumuşaması kelimenin bünyesindeki ünlülerin özellikleriyle ilgili olmalıdır: dip / dibi, /dibin; uç / ucu / ucun / uca; ağaç / ağaca / ağacın; gömlek / gömleği / gömleğe; yurt / yurdu vb. krş. ip / ipi, iç /içi, göç / göçü, üst / üstü vb. || tek heceli sözlerdeki yumuşama ve tonlulaşma, bu sözlerin vaktiyle birer asli ünlü uzunluğu taşımalarından ileri gelmektedir. asli uzun ünlülerden sonra gelen p, t, ç, k, ünsüzleri, kendilerinden önce gelen bu uzun ünlülerin etkisi nedeniyle yumuşayıp tonlulaşmıştır. iki ve daha fazla heceli sözlerdeki ünsüz yumuşaması ise, türkçenin iki ünlü arasında kalan ünsüzlerinin ses değişmesi kurallarına bağlıdır. Titreşimlileşme. Tonlulaşma.

 

Decline : Eğmek. Reddetmek. Çekilmek. Çökmek. Düşüş. Gerileme. Düşmek. Çekmek (dilbilgisi terimi). Batmak. Alçalma.

Diminution : Eksiltme. Azaltma. Küçülme. Azalma. Tenakus. Alçalma. Eksilme. Küçültme. Eksiklik. Fire verme.

 

Relaxation : Hafifletme. Yumuşatma. Gevşeklik. Relaksasyon. Rahatlama. Gevşeme. Stanislàvski dizgesinde bir oyuncunun dikkati toplayabilmesi için gerekli olan ruhsal ve kassal rahatlama. Dinlenme. Hafifleme.

Detente : Uluslararası gerginliğin yumuşaması. Ateşkes. Yatışma. Ara verme. Uluslararası ilişkilerde rahatlama. Detant. Gerginliği azalma. Ülkeler arasında huzur.

Detumescence synonyms : softening, voicing.

Detumescence ingilizce tanımı, definition of Detumescence

Detumescence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Subsidence of anything swollen. Diminution of swelling.