Deutron türkçesi Deutron nedir

  • Dötron.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Döteryum atomunun çekirdeği.

Deutron ingilizcede ne demek, Deutron nerede nasıl kullanılır?

Deuteragonist : Anti yunanda ikinci oyuncu. Baş kahramandan sonra gelen ikinci en önemli oyuncu (antik yunan). İkinci en önemli roldeki aktör. İkinci en önemli rol. İkinci karakter.

Deuteranomalous vision : İkinci sapaklık. Yeşil renge duyarlığın azlığı ile ıralanan sapak üçrenkçillik.

Deuteranomaly : Döteranomali. Retinanın yeşil renge karşılık vermediği görme bozukluğu. Deuteranomali. Yeşil körlüğü.

Deuteranope : Deuteranop. Yeşil körü. Döteranop. Döteranomali (yeşil körlüğü) hastalığı.

Deuteranopia : Yeşil rengi görmeme ile ıralanan çiftrenkçillik. Döteranopi. Yeşil renk körlüğü. Retinanın yeşil renge karşılık vermediği görme bozukluğu. Yeşil körlüğü. İkinci görmezlik.

Deuterocanonical : Kutsal kitaplara özgü. Septuagint (tevrat'ın bilinen en eski yunanca tercümesi) içinde bulunan kutsal yazıtlar'ın dayanakları ile ilgili (ibrani yasasında değil). Kutsal kitapların veya kutsal kitaplar ile ilgili.

Deuterium : Döteryum. Deutoryum. Ağır hidrojen. Atom numarası 1, atom ağırlığı 2,0147 olan hidrojen izotopu (d). Çekirdeğinde bir proton ve bir nötron bulunduran, hidrojen atomunun bir yerdeşi. Kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Döteryum (simgesi d). Deuteryum.

 

Deuteranopic : Döteranopi (retinanın yeşil renge karşılık vermediği görme bozukluğu, yeşil körlüğü) ile ilgili.

Deutero : İkinci. Döter.

Deuterogamist : İkinci defa evlenen kimse.

İngilizce Deutron Türkçe anlamı, Deutron eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deutron ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vandalize : Yıkmak. Yıkmak (mal vb). Kırıp dökmek. Zarar vermek. Barbarlık etmek. Tahrip etmek. Yakıp yıkmak.

Extirpate : İmha etmek. Köküyle sökmek. Yok etmek. Kökünden halletmek. Kesip atmak. Kesip atmak (medikal tıp terimi). Söküp atmak. Halletmek. Kökünü kurutmak. Kesip çıkarmak.

Do away with : Ortadan kaldırmak. İşini bitirmek. Yok etmek. Öldürmek. Bitirmek. Son vermek. Defterini dürmek. Kaldırmak. İcabına bakmak. İzale etmek.

Harry : Erkek ismi (henry ya da harold'dan türeyen). Rahat vermemek. Yakıp yıkmak. Yağmalamak. Yağma etmek. Eziyet etmek. Bozmak. Rahatsız etmek. Eziyet vermek. Sinirini bozmak.

Aldehydes : Aldehit. Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler.

Dismantle : Dağıtmak. Boşaltmak. Sökmek. Parçalamak. Parçalarına ayırmak. Gemi techizatını sökmek. Çıkarmak. Yürürlükten kaldırmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Eşyasını boşaltmak.

Fire : İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Soruvermek. İşten çıkarmak. Dağlamak. Ateş almak. İş sözleşmesinin işveren tarafından fesh edilerek işçinin işine son verilmesi. Ateşe vermek. Soru yağmuruna tutmak. Çalışmak (motor vb.). İşten atmak.

 

Explode : Yıkmak. Patlamak. Kırılmak. Patlak vermek. Aksini ispatlamak. İnfilak etmek. Havaya uçurmak. Patlatmak. Patlama yapmak. Yanlış olduğunu göstermek.

Despoil : Yağmalamak. Mahrum etmek. Yağma etmek. Soymak. Soymak (yağma). Soygunculuk.

Rape : Irza tecavüz. Tecavüz. Gaspetmek. Irzına geçmek. Kaçırmak. Irza geçme. Kirletmek. Tecavüz etmek. Irzına tecavüz etmek. Zorla almak.

Deutron synonyms : rase, do a job on, break apart, self destroy, demyelinate, wreck, waste, get rid of, deuteron, undo, acid radical, subvert, fracture, shipwreck, alcoholometry, eliminate, root out, alicyclic compounds, alabaster, demolish, ruin, additive, burn, wash out, active metals, lay waste to, end, take apart, active passive metal, acidimetry, acid salt, plunder, disassemble.

Deutron zıt anlamlı kelimeler, Deutron kelime anlamı

Repair : Bakım. Çekilmek. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Yapmak. Onarım. Tamir etmek. Düzeltmek. Zararını ödemek. Telafi etmek. Yamamak.

Assemble : Monte etmek. Düzenlemek. Toplamak. Çevirmek (program). Parçaları birleştirmek. Çevirmek. Toplaşmak. Takmak. Çevirmek (bilgisayar).

Make : Çeşit. Yapı. Kazanç. -e neden olmak. Erişmek. Düdüklemek. Biçim. Yaratmak. Zorlamak. Marka.

Deutron antonyms : raise.