Devele nedir, Devele ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Tabakhanede derileri kireçlemekte kullanılan aygıt.

Teknik terim anlamı:

Yünü alınmış derileri yumuşatma, fırçası. (Uşak).

Devele ile ilgili Cümleler

  • Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.
  • Develer genellikle çölde seyahat etmek için kullanılır.
  • Köpekler havlarken develer yürürler.
  • Develerin bir ya da iki hörgücü vardır.
  • Develerin üç göz kapağı vardır.
  • Develer çöl gemileridir.
  • Bazı hasta adamlar develerin sırtında inliyordu.
  • Develerinin yeri ayrı sayılırdı.
  • Kırım'da iki hörgüçlü develer vardı.
  • Develerin Orta Doğuda çok yararlı olduğunu söylemeye gerek yok.
  • Ben develeri severim.

Devele anlamı, tanımı

Deve : Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)

Develeme : Topaç.

Develemek : Kaşınmak.

Develenmek : Çabuk olmak, acele etmek.

Develer : Denizli şehrinde, Çal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Develer dama çıkmak : Çok güçlük çekmek, olmayacak şey olmak.

Evelem develem konuşmak : İleri geri konuşmak.

Evelemek develemek : Eveleme gevelemek.

Kömürcü develeri : Karagöz ile Hacivat arasında geçen bir söyleşme. Karagöz'ün nasıl kömürcü develerinin altında kaldığını anlatan, sonunda düş olduğu anlaşılan söyleşme.

 

Eveleme develeme : Eveleme geveleme.

Kireçlemek : Kireç katmak veya kireç sürmek. Kireç kullanarak badana yapmak. Soğuk algınlığından ölmek : Benim keklik kireçledi.

Tabakhane : Hayvan postunu kullanılacak duruma getirme işleminin yapıldığı yer, sepi yeri.

Yumuşatma : Yumuşatmak işi ya da durumu. Yoğun alıştırmalardan sonra bir kası hiçbir gerginlik veya kasılma bırakmadan dinlendirme.

Kireçleme : Kireçlemek işi.

Yumuş : İş, hizmet buyruğu: Bu çocuk hiç yumuş tutmuyor, ne yapacağız?. Toplantı, topluluk. İş, hizmet buyruğu. Vazife, hizmet, buyrulan iş, söz. Görev, vazife (Çayağzı). Ödünç alınan şey. İş, hizmet, ödev, vazife. İş, güç, çalışma.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Aygıt : Birçok parçadan yapılmış alet, cihaz. Vücutta belirli bir görevi yerine getiren organ grubu. Birkaç aletin uygun bir biçimde eklenmesinden oluşturulan ve bazı belli deneylerin yapılmasına yarayan takım.

Kireç : Mermer, tebeşir, kireç taşı, alçı taşı gibi birçok taşın özünü oluşturan kalsiyum oksit, (CaO). Kalsiyum hidroksit, Ca(OH).

Fırça : Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu. Toplantı, düğün.

Diğer dillerde Devegiller anlamı nedir?

İngilizce'de Devegiller ne demek ? : camels and lamas, camels and llamas