Develer nedir, Develer ne demek

Develer; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Denizli şehrinde, Çal belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Develer ile ilgili Cümleler

  • Develerin bir ya da iki hörgücü vardır.
  • Ben develeri severim.
  • Develerinin yeri ayrı sayılırdı.
  • Develerin Orta Doğuda çok yararlı olduğunu söylemeye gerek yok.
  • Köpekler havlarken develer yürürler.
  • Develer hörgüçlerinde çok miktarda yağ depolayabilir.
  • Bazı hasta adamlar develerin sırtında inliyordu.
  • Develer çöl gemileridir.
  • Develer genellikle çölde seyahat etmek için kullanılır.
  • Develerin üç göz kapağı vardır.
  • Kırım'da iki hörgüçlü develer vardı.

Develer anlamı, kısaca tanımı

Devele : Tabakhanede derileri kireçlemekte kullanılan aygıt. Yünü alınmış derileri yumuşatma, fırçası. (Uşak)

Deve : Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus).

Develer dama çıkmak : Çok güçlük çekmek, olmayacak şey olmak.

Kömürcü develeri : Karagöz ile Hacivat arasında geçen bir söyleşme. Karagöz'ün nasıl kömürcü develerinin altında kaldığını anlatan, sonunda düş olduğu anlaşılan söyleşme.

Belediye : İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

 

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Denizli : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Beledi : Şehirle ilgili. Pamuklu, kalın bir tür kumaş. Yerleşik.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Deniz : Yer kabuğunun çukur bölümlerini kaplayan, birbiriyle bağlantılı, tuzlu su kütlesi. Bu su kütlesinin belirli bir parçası. Aydaki düzlükler. Çokluk, yoğunluk. Geniş alan. Şanlıurfa şehrinde, Şehitnusretbey bucağına bağlı olan küçük bir yerleşim birimi.

 

Buca : İzmir iline bağlı ilçelerden biri.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Bele : Yüzü beyaz koyun. İki kardeş çocukları, kuzen. Teyze, hala. Böyle. Belâ. Kundak, çocuk bezi. Böyle, bk. böle. Teyze çocuğu, karşılığı böle. Böyle, bk. böle, böyle. Böyle, şu şekilde.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

Çal : Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Devegiller anlamı nedir?

İngilizce'de Devegiller ne demek ? : camels and lamas, camels and llamas