Devilling türkçesi Devilling nedir

  • Yazar çırağı olarak çalışmak.
  • Çizgileme.
  • Baharatlı ve acılı pişirmek.
  • Canını sıkmak.
  • Avukat stajeri olarak çalışmak.
  • Makinede parçalamak (bez, kagit).
  • Bir avukata vekalet verme.
  • Rahatsız etmek.

Devilling ingilizcede ne demek, Devilling nerede nasıl kullanılır?

Bedevilling : Bozmak. Çileden çıkartmak. Şaşırtmak. Altüst etmek. Kafasını karıştırmak. Delirtmek.

Vaudevillian : Vodvil eylemleri yazan veya sahneleyen kimse. Vodvilyen. Vodvil sahnesinde performans gösteren.

Vaudevillians : Vodvil eylemleri yazan veya sahneleyen kimse. Vodvil sahnesinde performans gösteren. Vodvilyen.

Devilled : Baharatlı ve acılı.

Bedevilled : Delirtmek. Altüst etmek. Kafasını karıştırmak. Bozmak. Eziyet edilmiş. Mağdur edilmiş. Çileden çıkarılmış. Çileden çıkartmak. Şaşırtmak. Kötü davranılmış.

Devil for somebody : Yardımcısı olarak en sıkıntılı işleri yapmak.

Devil fish : Şeytan balığı. Manta. Ahtapot.

Devil among the tailors : Takışma. Münakaşa. Kavga. Dalaşma.

Vaudeville theater : Varyete tiyatrosu.

Devil dog : Bileşik devletler bahriyelisi. American marine corps (amerikan bahriye birliği) üyesi.

İngilizce Devilling Türkçe anlamı, Devilling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devilling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Production : İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle özdeği değiştirmeleri işi. Üretme. Üretilen miktar. Bir hayvandan belirli bir süre içerinde elde edilen et, süt ve yumurta ve yün gibi hayvansal ürün miktarının belirlenmesinde kullanılan bir terim. İnsanın topraktan, doğanın her türlü kaynak ve güçlerinden kendine yararlı ürünler elde etmesi, bunları işleyerek gereksinim duyduğu özdek ve nesneler durumuna koyması, çoğaltması işi. Mahsul. İstihsal. Üretim. Yapım. Eser.

Making : Yapım. Üretim. İmal. Başarı sebebi. İmalat. Fabrikasyon. Yapma. Bir özel modele göre yapılan halı, elbise, mobilya ve benzeri nesnelere ilişkin işçilik. Etme. Teşekkül.

Baited : Kandırmak. Olta yemi. Kızdırılmış. Eziyet etmek. Taciz etmek. Yem. Cezp edilmiş. Cezbetmek. Baştan çıkarılmış.

Badgers : Hiç rahat bırakmamak. Yakasına yapışmak. Başının etini yemek. Üstelemek. Rahat vermemek. Taciz etmek. Porsuk. Kafa ütülemek. Yakasını bırakmamak.

Bite : Yakmak. Lokma. Dişlemek. Acımak. Sızlamak. Aşındırmak. Yakmak (soğuk). Yemek. Oltaya gelmek.

Bother about : Aldırmak. Üzülmek. Endişelenmek. Canı sıkılmak.

Depresses : Düşürmek. Değerini azaltmak. Durgunlaştırmak. Kısmak. Neşesini kaçırmak. Moralini bozmak. Bastırmak. İndirmek. Sıkmak.

Boring : Boğucu. Can sıkıcı. Usandırıcı. Bıktıran. Sıkıcı. Tuzsuz. Bıktırıcı. Sondaj. Bayıcı. Delik.

Disgruntles : Üzmek.

Cartography : Çizincilik. Çizim bilimi. Kartografi. Kartografya. Haritacılık sanatı ve uygulaması. Haritacılık. Çeşitli amaçlara yönelik haritaların yapım yöntemi. Yersel alanların ölçüm ve çizinlenmesiyle buna ilişkin işlem ve yordamları konu alan bilgi dalı.

 

Devilling synonyms : movie making, moviemaking, film making, mapmaking, scratching, bother, besiege, bothering, depress, bug, devil, badgered, fashioning, oil production, annoy, bait, badger, deviling, bore, ailed, bothers, annoys, badgering, disgruntle, scratchings, cast down, ail.