Dicrocoelium dendriticum nedir, Dicrocoelium dendriticum ne demek

Dicrocoelium dendriticum; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dicrocoeliidae ailesinde bulunan daha çok sığır ve koyunlarda bunun yanı sıra insan dâhil birçok memelinin karaciğer ve safra kanallarında parazitlenen, birinci ara konağı kara salyangozları, ikinci ara konağı karıncalar olan trematod türü, Dicrocoelium lanceolatum, kum kelebeği.

Dicrocoelium dendriticum anlamı, kısaca tanımı

Dendrit : Uyartıları (impuls) hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış sitoplâzmik uzantıları. Uyarıları hücre gövdesine taşıyan, sinir hücrelerinin dallanmış stoplazmik uzantıları, sinir hücresinin kısa olan uzantısı. Sinir hücresi gövdesinden çıkan, bir veya birden fazla sayıda, uyarıları diğer sinir hücrelerinden veya çevreden alıp perikaryona ileten, miyelin içermeyen oluşumlar, dendron. Sinir gözesinin ağaç dalı biçiminde olan ince uzantıları olup uyarmaları sinir gözelerine iletmeye yarar

Dicrocoelium : Dicrocoeliidae ailesinde bulunan trematod cinsi.

Dicrocoelium lanceolatum : Dicrocoelium dendriticum.

Dicrocoeliidae : Dicrocoelium, Eurytrema ve Platynosomum cinslerini içine alan, memeli, sürüngen, kuş ve amphibiaların bağırsak, safra kesesi, karaciğer ve pankreas kanallarında parazitlenen yassı ve şeffaf görünümlü trematod ailesi.

 

Kum kelebeği : Dicrocoelium dendriticum.

Salyangozlar : [Bakınız: karından ayaklılar]. Karından ayaklılar. Deniz, tatlı su ve su kanallarında yaşayan, spiral biçimde kabuğa sahip, birçok türü insanlar için patojen parazitlere ara konaklık yapan Gastropoda sınıfından salyangozlar. [Bakınız: karından-ayaklılar].

Karıncalar : Zar kanatlıların, karınca adı altında toplanan ve beş bin kadar türü sayılan bir dalı.

Yanı sıra : Birlikte. Yanında, beraberinde.

Salyangoz : Yumuşakçalardan, bahçelerin nemli yerlerinde yaşayan, sarmal kabuklu küçük hayvan (Helix).

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Koyunlar : Boynuzlugiller (Bovidae) familyasının, keçiler (Caprinae) alt familyasından, tıknaz yapılı, çevik olmayan, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkeklerinde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılan bir cins. Boynuzlugiller (Bovidae) familyadan keçiler (Caprinae) alt-familyasına giren Ovis cinsi olup tıknaz yapıları, çevik olmayışları, boynuzlarının yassı ve yana doğru kıvrık oluşu ve erkekde sakal bulunmayışı ile keçilerden ayrılırlar. Kanada koyunu (Ovis canadensis), Tanrıdağı koyunu (O. ammon poli), bozkır koyunu (O. vignei), evcil koyun (O. aries), argali (O. ammon), muflon (O. musimon), ve yeleli koyun (Ammotragus lervia) türleri iyi bilinirler. Aydın şehri, Yenipazar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Trematod : 1. Trematoda sınıfının herhangi bir üyesi, kelebek. Yassı solucanlar şubesinde Monogenea, Aspidogastrea ve Digenea olmak üzere üç alt sınıfı içeren paraziter kelebeklerin bir sınıfı. İnsanlarda ve hayvanlardaki türler Digenea alt sınıfında bulunurlar. Bu canlılar iç parazittir ve yaşam sikluslarını tamamlamak için en az iki konağa gereksinim duyarlar. Yaprak biçimi gösteren yassı solucanların bir sınıfı.

 

Parazit : Asalak. Radyo, televizyon, telsiz vb. aygıtların yayınına karışan yabancı ses veya cızırtı. Herhangi bir işte, olayda sorun çıkaran kimse.

Birinci : Bir sayısının sıra sıfatı. Zaman, yer, sıra bakımından başkalarından önce gelen kimse, şey. Sırada, önem sırasında en üstün olan kimse. Ulaşım araçlarında mevki, sınıf.

Karınca : Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

Kelebe : Kuyu dolabı. Dokuma aygıtında ipliği masuraya sarmaya yarayan araç, çıkrık. Ekin yüklenen arabaların arkasına konan iki ucu delikli tahta parçası. Değirmen oluğunun açılmaması için, oluğu sıkıştıran çıtalar. (Mudurnu Bolu).

Salyan : Vergi. Tahsildar.

Memeli : Memesi olan.

İkinci : İki sayısının sıra sıfatı. Sırada önem bakımından birinciden sonra gelen. Birinciden sonra gelen kimse veya nesne. Yeni, bir başka. Değer ve kalitece birinciden sonra gelen.

Diğer dillerde Dickman ödünç verme yöntemi anlamı nedir?

İngilizce'de Dickman ödünç verme yöntemi ne demek ? : dickman charging system