Differed türkçesi Differed nedir

  • Ayrılmak.
  • Anlaşamamak.
  • Farlı düşünmek.
  • Farklı düşünmek.
  • Değişiklik göstermek.
  • Ters düşmek.
  • Değişik olmak.
  • Ayrıcalık göstermek.
  • Farklı olmak.
  • Benzememek.
  • Aynı fikirde olmamak.

Differed ile ilgili cümleler

English: They differed with each other on the care and upbringing of their children.
Turkish: Onlar çocukların bakım ve yetiştirilmesinde birbirleriyle farklıydı.

English: We differed as to the solution to the problem.
Turkish: Biz, sorunun çözümüne gelince farklılık gösterdik.

Differed ingilizcede ne demek, Differed nerede nasıl kullanılır?

Difference : Uyuşmazlık. Ayrılık. Benzememe. Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Ayrım. Olağandışılık. Farklılık. Fikir ayrılığı. Fark. Kavga.

Difference amplifier : Diferansiyel amplifikatör. Çıktısı, iki girdi çıkarımının bir işlevi olan yükselteç. Çıkanın yükselteci. Fark kuvvetlendirici.

Difference detector : Fark detektörü.

Difference equation : Kalanlar denklemi. Fark denklemi.

Difference equations : Kalanlar denklemi. Fark denklemleri. Fark denklemi.

Difference in rate of exchange : Kambiyo farkı.

Difference estimator : Fark tahmincisi.

Difference metric : Fark ölçevi.

Difference of opinion : Düşünce farklılığı. Görüş farkı. Katılmama. Farklı fikirlerde olma. Görüş ayrılığı. Fikir ayrılığı. Görüş farklılığı. Fikir farklılığı.

 

Difference of opinions : Düşünce farklılığı. Anlaşmazlık. Farklı fikirlerde olma. Bir hak, bir konu üzerinde iki yan'ın görüşleri arasında beliren aykırılık. Fikir farklılığı. Görüş farklılığı. Görüş farkı. Görüş ayrılığı. Katılmama.

İngilizce Differed Türkçe anlamı, Differed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Differed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break away : Kurtulmak. Kopmak. Sıvışmak. Kirişi kırmak. Kaçmak. Kaçıp kurtulmak. Fırlamak.

Distinguishable : Fark edilebilir. Ayırt edilebilir. Görülebilir. Farkedilebilir. Seçilir.

Disagree : Çelişmek. Uymamak. Atışmak. Karşıt görüşte olmak. Yaramamak. Aynı düşüncede olmamak. Dokunmak. Bozuşmak.

Contrasting : Ters düşen. Aksi. Çelişken. Farklı olan bir şekilde. Çelişen.

Colliding : Çarpışmak. Çatışmak. Çarpışan. Zıt düşmek. Çarpmak.

Break up : Parçalamak. Ufalamak. Bitirmek. Yolları ayrılmak. Dağılıp parçalanmak. Tatile girmek. Üzmek. Bozulmak (nişan). Bitmek. Dağılmak.

Difference : Olay, nesne ya da özellikleri birbirinden ayıran ve algılanabilen başkalık, bk. benzerlik. Uyuşmazlık. İhtilaf. Anlaşmazlık. Dava. Ayrım. Kavga. Fikir ayrılığı. Benzememe.

Clashing : Çatırdamak. Çarpışma. Çarpışmak. Çarpışan. Gümbürdemek. Çatışmak. Gitmemek. Uyuşmamak. Çarpmak.

Breaking up : Ayrılma. Parçalayan. Dağılma. (çiftlerin) ayrılması. Sevgililerin ayrılması olayı. Ayrılma (sevgiliden). İlişkiyi bitirme.

 

Be separated : Bölünmek. Ayrı olmak. Ayrı yaşamak.

Differed synonyms : clashed, belies, fail to agree, join issue, diverse, contrastive, dissents, fall foul, assorted, differ, the clash, unlike, diametric, disagreeing, varies, distinct, differing, absent oneself from, clash, opposite, be off, dissimilar, vary, differs, collide, diverge, apostatise, fail to reach an agreement, divergent, disagreed, beg to differ, differentiates, other.

Differed zıt anlamlı kelimeler, Differed kelime anlamı

Same : Aynısı. Özdeş. Farketmez. Sürüm. Eşit. Aynı şey. Aynı şekilde. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Tıpkı.

Like : Hoşuna gitmek. Sempati duymak. Bağ.gibi. İstemek. -miş gibi. Benzeri. Beğenmek. Aynı. İlg.gibi. Hoşlanmak.

Compatible : Uyuşur. Uyuşabilir. Bir arada olabilir. Bağdaşım sağlayabilecek nitelikte. Uygun. Kabili telif. Birarada olabilir. Uyumlu. Uyum içinde. Geçimli.

Differed antonyms : similar, unvaried, sameness.