Directed mutation türkçesi Directed mutation nedir
- Amaçlı mutasyon.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Mutagen ilavesi ile yapılan mutasyon.
Directed mutation ingilizcede ne demek, Directed mutation nerede nasıl kullanılır?
Directed : Yönlendirilmiş. Yönetilen. Yönelik. Güdümlü. Dönük. Hedeflenmiş. Yönlenmiş. Yönlenik.
Mutation : Gen değişimi. Değişiklik. Değişim. Genomik dna dizilerinde kendiliğinden veya ışın ve kimyasal maddeler gibi etkenler nedeniyle meydana gelen kalıtsal değişiklik. Dönüşüm. Genomik dna dizilerinde kendiliğinden ya da ışın, kimyasal maddeler gibi etkenler sebebiyle meydana gelen herhangi bir değişiklik. Soydeğişim. Biyoloji, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir organizmanın genetik unsurlarında görülen ani ve katılımsal değişim. Mutasyon.
Directed angle : Yönlü açı.
Directed graph : Yönlendirilmiş çizge. Yönlü çizge.
Directed interest rate : Güdümlü faiz oranı. Para otoritelerince belirlenen kredi ve mevduat faiz oranları.
Directed interview : Kılavuzluk çalışmalarında danışmanın görüştüğü kimseye (öğrenciye), yönelttiği dolaysız sorularla izlemesi gereken yollara ilişkin öğütlerde bulunduğu bir görüşme tekniği. Güdümlü görüşme.
İngilizce Directed mutation Türkçe anlamı, Directed mutation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Directed mutation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Aardvark : Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli.
Acacia : Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Mimoza.
A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Directed mutation synonyms : aardwolf, a chromosome, abambulacral area, induced mutation, abo blood groups system, a protein, abramis zone.

Bu kısımda Directed mutation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Directed mutation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Directed mutation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Directed mutation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.