Dirges türkçesi Dirges nedir

Dirges ingilizcede ne demek, Dirges nerede nasıl kullanılır?

Dirge : Ağıt. Ağıtlama. Cenaze ayini. Mersiye.

Dirgeful : Sızlanan. Kasvetli.

Get dir path : Dizin yolunu al.

Dir : Dizin komutu. Bir bilgisayarın belirli bir dizindeki dosyaları ve veya veya alt dizinleri göstermesi için verilen dos üzerinde bir komut (bilgisayar). Dizin. Dir komutu.

Dirac delta function : Dürtü işlevi.

Direct access devices : Doğrudan erişim aygıtları.

Direct access storage : Doğrudan erişimli saklama. Doğrudan belleğe atma.

Direct : Dürüst. Direktif vermek. Yönetmenlik yapmak. Yolu tarif etmek. Yönetim işi. Duraklamadan. İdare etmek. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Adres yazmak (gönderiye). Tam.

Dire : Berbat. Vahim. Dehşetli. Uğursuz. Korkunç. Müthiş. Acil. Büyük. Şiddetli. Çok kötü.

Direct access processing : Doğrudan erişimli işleme.

İngilizce Dirges Türkçe anlamı, Dirges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dirges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consume : Tüketmek. Sarfetmek. Bitirmek. Yanmak. İstihlak etmek. Tüketim yapmak. Yakıp kül etmek. Harcamak. Ziyan etmek. Yakmak.

Requiem : Ölüler için yazılan müzik. Ölülerin ruhu için dua. Ölü ayini ilahisi. Ölünün ruhu için okunan ilahi.

 

Keen : Güçlü. Sert. Düşkün olmak. Matem türküsü. Harika. Akıllılık. İstekli. İnce. Keskin.

Keeners : Düşkünlük. Matem türküsü. Akıllılık. Ağıt yakmak. Düşkün. Düşkün olmak. Hevesli. Harika. Keskin.

Coronach : Cenaze şarkısı.

Predigest : Önceden hazmetmek.

Dirges synonyms : elegiac poetry, coronachs, keening, epicedium, elegiac, laments, threnody, treat, threnodes, keener, take, threnode, ingest, stomach, vocal, keenest, elegy, process, take in, threnodies, keens, lament, have, dirge, song, lamentation, elegies.

Dirges zıt anlamlı kelimeler, Dirges kelime anlamı

Abstain : Çekimser kalmak. Kaçınmak. Perhiz yapmak. Sakınmak. Çekinmek. İçki içmemek. Çekimser olmak. İçkiden uzak durmak. Geri durmak. Perhiz etmek.

Stay : Bastırmak. Kalma süresi. Durmak. Bastırmak (açlığı). Kalma. ...olarak kalmak. Kalış. Germek. Geciktirmek. Oyalanmak.