Ağıt nedir, Ağıt ne demek
- Ölenin iyi niteliklerini, ölümünden duyulan acıyı dile getiren söz veya ezgi

- Gelinin arkasından niteliklerini anlatan söz veya ezgi.
- Ölen bir kimsenin gençliğini, güzelliğini, iyiliklerini, değerlerini, arkada bıraktıklarının acılarını, büyük felaketlerin acılı etkilerini dile getiren söz veya okunan ezgi, yazılan yazı, sagu, mersiye.
"Ağıt" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bir ağıtla mendillerinin, yazmalarının ucuna düğüm attılar." - L. Tekin
- "Rahman'ın sazı susmuş, okuduğu ağıt bitmiştir." - Y. K. Karaosmanoğlu
Ağıt hakkında bilgiler
Ağıt, genel olarak bir ölümün ya da acı, üzücü bir olayın ardından söylenen halk türküsü. Doğal afet'ler, ölüm, hastalık gibi çaresizlikler karşısında korku, heyecan, üzüntü, isyan gibi duyguları ifade eden ezgili sözlerdir. Ağıt söylemeye ağıt yakma, ağıt söyleyenlere ise ağıtçı denir. Ağıtın İslamiyet Öncesi edebiyattaki adı sagudur ve yuğ adı verilen cenaze törenlerinde okunur; divan edebiyatındaki adı ise mersiyedir.
Türklerde ağıt geleneği çok eskidir. Anadolu’nun hemen her yerinde söylenir. Ağıtlar yarı anonim folklor ürünleri arasında da sayılabilir. Türkçe’de 7, 8 ve 10 heceli ağıtlar yaygındır. En çok rastlanılanı 8 hecelilerdir. Gösteri bölümüyle tiyatro, söyleniş biçimiyle şiirseldir.
Ağıtlar türkü ve destanla yakın ilişki içindedir. Erkeklerin söylediği ağıtlar varsa da ağıtları daha çok kadınlar söyler
Can evimden vurdu felek neyleyim
Ağıt anlamı, tanımı:
Ölüm : Ölme biçimi. Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma. İdam cezası.
Ağıt yakmak : Ölen bir kimsenin iyiliklerini, arkada bıraktıklarının acılarını veya büyük felaketlerin acılı etkilerini söz veya ezgi ile dile getirmek.
Ağıtçı : Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse, ağlayıcı, sagucu, mersiyehan.
Ağıtçılık : Ağıtçının yaptığı iş, ağlayıcılık, saguculuk, mersiyehanlık.
Ağıtlama : Ölmüşleri anmak için düzenlenen törende okunan övgü.
Nitelik : Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.
Ezgi : Gidiş, yol, tarz, tempo. Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi.
Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.
Genç : Gelişmesini tamamlamamış olan (bitki, hayvan). Bingöl iline bağlı ilçelerden biri. Zihin bakımından yeterince gelişmemiş, toy. Yeni gelişmekte olan, kısa bir geçmişi olan. Gençlikteki özelliklerini koruyan, dinç. Yaşı ilerlememiş olan, ihtiyar karşıtı.
İyilik : İyi olma durumu, salah. Sağlığı yerinde olma durumu, esenlik. Karşılık beklenilmeden yapılmış olan yardım, kayra, lütuf, kerem, ihsan, inayet. Yarar veya elverişlilik, nimet.
Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör.
Büyük : Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), makro, küçük karşıtı. Niceliği çok olan. Önemli. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş. Üstün niteliği olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram). Büyük abdest.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Bir genelleme sonucunda elde edilen.
Diğer dillerde Ağıt anlamı nedir?
İngilizce'de Ağıt ne demek? : n. dirge, mournful song, lament; wailing, keening, mourning, coronach, elegiacs, elegy, lamentation, threnode, threnody
Fransızca'da Ağıt : élégie [la]
Almanca'da Ağıt : n. Lamento, Nänie, Totenklage
Rusça'da Ağıt : n. некролог (M), плач (M), вой (M)

Bu kısımda Ağıt nedir? Ağıt ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Ağıt tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Ağıt hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.