Disability reduction türkçesi Disability reduction nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Engellilik indirimi.
  • Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi.

Disability reduction ingilizcede ne demek, Disability reduction nerede nasıl kullanılır?

Disability : Malullük. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Sakınca. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Kifayetsizlik. Erksizlik. Sakatlık. Ehliyetsizlik. Mahzur. Yetersizlik.

Reduction : Bir organ veya oluşumu normal yerine veya durumuna getirme, hacimce küçültme, miktarca azaltma. indirgenme. Tenzil. Azaltılmış şey. Haline getirme. Belgitin sayca değeri üzerinden yapılan indirim. Bir öğe ya da yükünün elektron alarak daha düşük değerliğe inmesi. örn. Negatifi zayıflatma. Ayırma. Tümdengelimci bir dizgede bilinmeyenleri bilinen bilgilere geri götürme. Boyun eğdirme.

Disability benefit : Maluliyet maaşı. Sakatlık tazminatı. Sakatlık maaşı. Malüliyet tazminatı. Maluliyet tazminatı.

Disability benefits : Maluliyet tazminatı. Çeşitli nedenlerle sakatlanarak çalışma gücünü yitirenlere verilen para. Sakatlık ödencesi.

 

Disability discount : Engellilik indirimi. Çalışma gücünü belli oranlarda kaybetmiş emekçilere sakatlık derecelerine göre uygulanan bir tür vergi indirimi.

Disability glare : Bozucu kamaşma. Hoş olmayan bir duyulanma doğurması zorunlu olmayan ama görüşü bozan göz kamaşması. bk. göz kamaşması, ruhbilimsel göz kamaşması. Fizyolojik göz kamaşması.

İngilizce Disability reduction Türkçe anlamı, Disability reduction eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disability reduction ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Disability reduction synonyms : abolition of forced labour convention, disability discount, a shift in individual demand, a change in individual demand, a pass through certificate, a shift in supply, abnormal budget receipts.