Discretionary türkçesi Discretionary nedir

Discretionary ingilizcede ne demek, Discretionary nerede nasıl kullanılır?

Discretionary access control : İsteğe bağlı erişim denetimi.

Discretionary access list : İsteğe bağlı erişim listesi.

Discretionary clause : İsteğe bağlı koşul.

Discretionary fiscal policy : Önleyici maliye politikası. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre kamu harcamaları ve vergileri değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan genişletici maliye politikası veya daraltıcı maliye politikası. krş. duruma göre para politikası. Duruma göre maliye politikası.

Discretionary income : İhtiyari gelir. Keyfi kullanılabilecek gelir. Harcanabilir gelirden yaşamsal açıdan zorunlu gereksinmelere yönelik harcamalar çıkarıldıktan sonra kalan tutar. İhtiyari harcamalar fonu.

Absolute discretion : İhtiyat. Mutlak takdir hakkı.

Discretionary power : Takdir hakkı. Takdir yetkisi. Değerleme yetkisi.

Discretionally : İsteğe bağlı olarak.

Discretionary spending : İhtiyari harcamalar. Zorunlu olmayan harcamalar. İhtiyari masraf.

Discretionary monetary policy : Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre para sunumunu değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan ve keynesyen iktisatçılar tarafından benimsenen para politikası. krş. duruma göre maliye politikası. Duruma göre para politikası.

 

İngilizce Discretionary Türkçe anlamı, Discretionary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discretionary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arbitrary : Gaddar. Planlı olmayan. Seçmeli. Hakem kararı ile belirlenen. Saymaca. Rastgele seçilmiş. Rasgele seçilmiş. Zalim. Nedensiz seçilmiş.

High handed : Burnu havada. Agresif. Başkalarına söz hakkı vermeyen. Zorba. Keyfe göre hüküm veren. Keyfince davranan. Aceleci. Saldırgan. Müstebit.

Electives : Seçmeli. Seçimle elde edilen (bir makam). Seçilmiş. Elektif. Seçmeli ders. Seçimli. Seçimle ilgili. Seçim. İntihaplı.

Elective : Seçimle ilgili. Seçilen. Seçmeli ders. Seçimli. Seçim. Elektif. Seçmeli. Seçilmiş. İntihaplı.

Arbitral : Hakeme ait. Hakem. Hakeme havale edilen.

Permissive : Aşırı müsaadekar. Her şeye açık. Liberal. İzin verici. Aşırı hoşgörülü. Fazla müsamahakar. Hoşgörülü. Müsamahakar. İzin veren.

Incidental : Rastlantısal. Arızi. Küçük ve önemsiz. Tesadüfen meydana gelen. Önemsiz olay. Küçük. Özgü. Bağlı. Tesadüfi.

Optionals : Seçenekli. Opsiyonel. Zorunlu olmayan. Seçimlik. Tercihe göre. Seçimli. Seçmeli. Seçime bağlı.

Voluntarily : Kendi iradesiyle. Gönüllü. İsteyerek. Kendi isteğiyle. Gönüllü olarak. İstekle.

Willing : Razı. Gönüllü. İstekli. Gönülden. Gönülden gelen. Gönüllülük. Candan. İçten gelen. Hevesli.

Discretionary synonyms : unprompted, highhanded, unrestricted, discretional, facultative, optional.

Discretionary zıt anlamlı kelimeler, Discretionary kelime anlamı

Restricted : Yasak. Sınırlamalı. Kısıtlanmış. Sınırlı. Hizmete mahsus. Zorunlu. Dar. Kayıt altında. Kontrollü. Kayıtlı.

Discretionary antonyms : nonarbitrary.