Discretionary fiscal policy türkçesi Discretionary fiscal policy nedir
- Duruma göre maliye politikası.
- Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre kamu harcamaları ve vergileri değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan genişletici maliye politikası veya daraltıcı maliye politikası. krş. duruma göre para politikası.
- İktisat alanında kullanılır.
- Önleyici maliye politikası.
Discretionary fiscal policy ingilizcede ne demek, Discretionary fiscal policy nerede nasıl kullanılır?
Discretionary : İsteğe kalmış. İsteğe bağlı. Takdire bağlı. Keyfi. İhtiyari.
Fiscal : Fiskal. Para ve sayca konularına ilişkin özellikler. Mali. Devlet hazinesine ait. Akçeli. Parasal. Akçalı. Kamu maliyesi.
Policy : Siyaset. İlke. Sigorta sözleşmesi. Önlem. Tedbir. İdare. Prensip. Politika. Sigorta belgesi. Belirlenen amaç veya hedeflere ulaşmaya yönelik karar ve eylemler bütünü.
Fiscal policy : Maliye siyaseti. Bütçe düzenlemesi ile alakalı hükümet politikası. İktisat politikası. Bir ülkenin bütçesi veya vergilerinde değişimlere göre çalışan ekonomik program. Hükümetin tam istihdam, iktisadi büyüme, fiyat istikrarı, gelir dağılımının düzeltilmesi ve yoksulluğun azaltılması gibi iktisadi ve sosyal hedeflere ulaşabilmek amacıyla gelir, harcama ve borçlanmayla ilgili aldığı kararlar bütünü. krş. daraltıcı maliye politikası, genişletici maliye politikası. Mali politika. Maliye politikası.
Compensatory fiscal policy : Duruma göre maliye politikası. Telafi edici maliye politikası. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla mevcut duruma göre kamu harcamaları ve vergileri değiştirerek istemi etkilemeye yönelik olarak uygulanan genişletici maliye politikası veya daraltıcı maliye politikası. krş. duruma göre para politikası. İktisadi hayattaki dalgalanmaları dengeleyici maliye politikası.
Expansionary fiscal policy : Genişlemeci mali politika. Genişletici mali politika. Ekonomiyi canlandırmak veya deflasyondan kurtulmak amacıyla kamu alımları ve transfer ödemelerinden oluşan kamu harcamalarının artırılması ve/veya vergilerin düşürülmesi gibi araçlarla bütçe açığı yaratarak toplam istemi artırmaya yönelik politikalar. krş. daraltıcı maliye politikası, duruma göre maliye politikası. Genişletici maliye politikası.
Countercyclical fiscal policy : Çevrime karşı maliye politikası. Konjonktüre karşı maliye politikası. Çevrimin daralma döneminde genişleyici genişleme döneminde ise daraltıcı olarak uygulanan maliyet politikası.
İngilizce Discretionary fiscal policy Türkçe anlamı, Discretionary fiscal policy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Discretionary fiscal policy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.
Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.
A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.
A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.
A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Discretionary fiscal policy synonyms : abnormal budget receipts, abolition of forced labour convention, a group shares, a shift in demand, a change in supply, ability to pay approach.

Bu kısımda Discretionary fiscal policy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Discretionary fiscal policy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Discretionary fiscal policy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Discretionary fiscal policy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.