Discriminated türkçesi Discriminated nedir

  • Farklı muamele etmek.
  • Fark gözetmek.
  • Ayrıcalık yapmak.
  • Ayırt etmek.
  • Ayrı tutmak.
  • Ayırdetmek.

Discriminated ingilizcede ne demek, Discriminated nerede nasıl kullanılır?

Discriminated against : Ayrımcılığa maruz bırakılmış. Kendisine karşı ayrımcılık yapılmış. Kendisine karşı ayrımcılık uygulanmış.

Be discriminated : Ayırt edilmek.

Discriminate against : Ayrımcılık yapmak. -e karşı ayrımcılık yapmak. -e karşı ayrımcılık uygulamak. -e karşı ayırım yapmak.

Discriminate against somebody : Fark gözetmek. Kötü davranmak.

Discriminate between : Ayrım yapmak. Farklı muamele etmek.

Discriminate : Ayrımcılık yapmak. Ayırmak (ırk ayrımı vb). Ayrım gözetmek. Ayrım yapmak. Ayırdetmek. Farkı görmek. Ayrı tutmak. Fark gözetmek. Ayırmak. Ayırt etmek.

Discriminates : Farkı görmek. Ayrı tutmak. Ayrımcılık yapmak. Ayrıcalık yapmak. Ayırım yapmak. Farklı muamele etmek. Ayrım gözetmek. Ayırt etmek. Fark gözetmek. Ayırmak.

Indiscriminately : Rastgele. Rasgele. Ayrıma tabi tutmadan. Fark gözetmeden. Ayrım gözetmeksizin. Tesadüfen. Tesadüfi. Ayrıksız. Ayrım gözetmeden. Ayırt etmeden.

Discriminating : Fark eden. Ayıran. Ayrıcalık yapan. Titiz. Değişen. Ayırt eden. Seçici. Farkı görebilen. Farklı. Ayırıcı.

Discriminately : Ayrıca. Ayrı bir şekilde. Ayırarak. Ayrım uygulayarak. Açıkça. Farklı olarak. Farklı bir şekilde.

 

İngilizce Discriminated Türkçe anlamı, Discriminated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Discriminated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Insulate : İzolasyon yapmak. Ayırmak. İzole etmek. Tecrit etmek. Yalıtım yapmak. Yalıtmak. Korumak. İzolasyon.

Discriminate between : Ayrım yapmak.

Contradistinguish : Ayırmak.

Subtilize : Seyreltmek. İnce farklara dikkat etmek. İncelmek. İnceltmek.

Dissociates : Ayrıştırmak. Çözünmeye uğramak. Birbirinden ayrılmak. Ayrı olarak düşünmek. Ayrışmak. Ayırmak. Çözüşmek.

Individualized : Bireyleştirmek. Tek tek ele almak. Bireyselleştirilmiş. Ferdileştirmek.

Stretch a point : Bir şeye göz yummak. Abartmak. Bir istisna yapmak.

Choose : Karar vermek. İçinden seçmek. Ayırmak. İyi bulmak. Uygun görmek. Saylamak. Beğenmek. Üstün tutmak.

Descrying : Çıkarmak. Keşfetmek. Farketmek. Seçmek.

Severalize : Ayırmak. Ayrım yapmak.

Discriminated synonyms : severalise, know apart, secernate, make an exception, discerns, individualizes, individualizing, isolates, distinguish, discriminate against somebody, except, discerned, tell, individualize, isolate, differentiated, disfavour, single out, contradistinguish from, differentiate between, differentiates, disfavor, differentiating, catch sign of, discriminate, insulates, redline, hive off, discriminate favor of somebody, differentiate, dissociate, disadvantage, secern.

Discriminated zıt anlamlı kelimeler, Discriminated kelime anlamı

Desegregate : Irk ayrımını kaldırmak. Irk ayrımını ortadan kaldırmak. Birleştirmek. Irk ayırımına son vermek.

 

Advantage : Üstünlük sağlayan şey. Yarar. İstifade. Futbol, bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Bir kişi, nesne, durum ya da koşuldan yana olan, başarı ya da kazançta yardımı dokunan olumlu özellikler, bkz.götürü. İntifa. İyilik. Kendisine yapılan kural dışı davranışlara karşın, topu rahatlıkla kullanabilen ve süren oyuncunun durumu. Getiri. Çıkar.

Undiscriminating : Görüşü olmayan. Farkı farkedemeyen.

Discriminated antonyms : indiscriminate.