Disparates türkçesi Disparates nedir
- Birbiriyle benzeşmeyen şeyler.
Disparates ingilizcede ne demek, Disparates nerede nasıl kullanılır?
Disparate : Bambaşka şeyler. Bambaşka. Farklı. Kıyaslanabilemez. Nispetsiz. Benzeşmeyen. Apayrı. Kıyaslanamaz. Benzeşmeyen şeyler. Hiç benzemeyen.
Disparately : Farklı bir şekilde. Tamamen farklı olarak. Nispetsiz bir şekilde. Benzeşmeyerek.
Disparateness : Farklı olma durumu. Farklılık.
Disparage : Küçük düşürmek. Küçümsemek. Aleyhinde konuşmak. Küçük görmek. Kötülemek. Adamdan saymamak. Hor görmek. Batırmak. Aşağı görmek. Kötümsemek.
Disparaged : Hor görülmüş. Küçük düşürülmüş. Hor görmek. Kötülemek. Küçük görmek. Küçük düşürmek.
Disparagingly : Kötüleyici olarak. Küçük düşürerek. Aşağılayarak.
No disparagement intended : Küçümseme amacı ile değil.
Disparity : Müsavatsızlık. Uyumsuzluk. Fark. Nispetsizlik. İhtilaf. Başkalık. Ayrılık. Birbirine uymama, eşit olmama. Farklılık.
Disparager : Yeren. Aşağılayan. Hor gören. Küçümseyen kimse.
Disparities : Farklılık. Uyumsuzluk. Fark. Eşitsizlik.
İngilizce Disparates Türkçe anlamı, Disparates eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Disparates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Knocker : Far. Tokmak. Batakçı. Kapı kapı dolaşan satıcı. Ampul. Çıngırak. Çan. Eleştiren kimse. Dövücü.
Traducer : İftira eden kimse. Hakaret eden. Suç atan. Çamur atan kimse. Kara çalan kimse. İftira atan. İftiracı. Kötüleyen kimse.
Depreciator : Aşağılayan. Küçük düşüren. Hor gören. Değeri düşüren kimse veya şey (bir para birimi veya bir malın). Küçümseyen.
Mudslinger : Çamur atan kimse. Rakibine çamur atan kimse.
Different : Başka. Ayrışık. Çeşitli. Diğer. Farklı. Muhtelif. Özge. Başka türlü. Değişik. Ayrı.
Backbiter : Arkadan konuşan kimse. Dedikoducu kimse. Dedikoducu. Arkadan konuşan. İftiracı.
Detractor : Küçük düşürücü kimse. Hakir gören. Küçük düşürücü şey. On parmağında on kara. Aleyhte konuşan kimse.
Hatemonger : Fesat ve nefret yayan kimse. Nifakçı. Fitneci.
Muckraker : Skandalı gözler önüne sermek. Kurum veya işletmelerdeki yolsuzlukları ifşa etmeyi hedefleyen gazeteci. Haksızlıkları ortaya çıkaran kişi. Skandal haberciliği yapan gazeteci. Skandal habercisi.
Libeler : İftiralı yazı yazan kimse. Karalayan kimse. İftira eden. Kötü niyetle hakaret eden kimse. Davacı. İftira eden kimse. İftiracı.
Disparates synonyms : slanderer, faultfinder, defamer, maligner, cynic, vilifier.
Disparates zıt anlamlı kelimeler, Disparates kelime anlamı
Same : Özdeş. Sürüm. Aynı şekilde. Aynı şey. Eşit. Benzer. Farksız. Sataktaki istem ve eğilime uygun bir düzeyde malın değişim ve akışımını sağlama. Aynısı. Farketmez.
Flatter : Yağ yakmak. Pohpohlamak. Okşamak. Göklere çıkarmak. Normalden iyi göstermek (kendisini vb). Kompliman yapmak. Etek öpmek. Övmek. Yaltaklanmak. Olduğundan güzel göstermek.
Praise : Şükran. Hamdetmek. Şükretmek. Övmek. (allah'a) hamdetmek. Methiye. Övgü. Tesenna. Methetmek. Övme.
Disparates ingilizce tanımı, definition of Disparates
Disparates kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Things so unequal or unlike that they can not be compared with each other.

Bu kısımda Disparates kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Disparates ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Disparates anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Disparates ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.