Dispensed türkçesi Dispensed nedir

Dispensed ile ilgili cümleler

English: The newspaper began to lose readers when it dispensed with one of its most popular writers.
Turkish: En popüler yazarlarından biri bırakınca gazete okuyucu kaybetmeye başladı.

Dispensed ingilizcede ne demek, Dispensed nerede nasıl kullanılır?

Dispense justice : Adalet dağıtmak.

Dispense with : Vazgeçmek. Bir şeyden vazgeçmek. -i ekarte etmek. Ekarte etmek. Olmadan da yapabilmek. -siz idare etmek. -i gereksiz kılmak. -den vazgeçmek.

Dispense with the need for : Gereksiz kılmak.

Dispense : Uygulamak. Bağışlamak. Hazırlamak (ilaç). İlaç hazırlamak. Hazırlamak (ilaç vb). Başarmak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Tevzi etmek. Hariç tutmak. İlaç yapıp vermek.

Dispenser : Eczacı. Dağıtıcı alet. Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır. Dağıtan kimse. Dispensır. Tevzi eden. Dağıtıcı. Dağıtma aracı. Dağıtma makinesi.

Dispensaries : Askeri revir. Sağlıkevi. Dispanser. Bakım evi. Askeri eczane. Sağlık merkezi. Bakımevi.

Dispensation : Özel izin. Dönem (bir dinin etkili olduğu). Dağıtım. Vazgeçme. Af. Muafiyet. Verme. Hariç tutma. İdare. Kader.

 

Dispensary : Bakımevi. Askeri revir. Dispanser. Sağlıkevi. Sağlık merkezi. Askeri eczane. Bakım evi.

Water dispenser : Su sebili. Su dağıtıcısı. Suyu dağıtan cihaz.

Dispenses : Uygulamak. Hariç tutmak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Hazırlamak (ilaç). Tevzi etmek. Bağışlamak. İlaç yapıp vermek. İlaç hazırlamak. Başarmak. Dağıtmak.

İngilizce Dispensed Türkçe anlamı, Dispensed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispensed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bestrews : Yayarak kaplamak. Saçmak. Kaplamak.

Dispersed : Ayrık. Dağınmış. Dağınık. Dağılmış. Dağıltı. Sürekli bir ortamda asıltıl olarak dağıtılmış özdek. Dağınımlı.

Allotted : Tahsis edilmiş. Paylaştırılmış. Hisselere ayrılmış. Paylaştırılan.

Dismantled : Demonte edilmiş. Sökülmüş. Yürürlükten kaldırmak. Boşaltmak. Parçalamak. Çıkarmak. Çıkarılmış. Parça parça edilmiş.

Dispenses : İlaç yapıp vermek. Vazgeçmek. Hazırlamak (ilaç). Başarmak. Tevzi etmek. (ilaç veya reçete) hazırlamak.

Issued : Çıkarılmış. Tedavül etmiş. İhraç edilmiş. Verilen. Bildirilmiş.

Dispense : İlaç yapıp vermek. Vazgeçmek. Başarmak. Hazırlamak (ilaç vb). Hazırlamak (ilaç). Tevzi etmek.

Bestrewed : Kaplamak. Yayarak kaplamak. Saçmak.

Apportioned : Taksim edilen. Pay etmek. Paylaştırmak. Bölüştürmek. Pay edilen. Bölünen.

Leave out : Karıştırmamak. Atlamak. Çıkarmak. İhmal etmek. Dahil etmemek. Unutmak. Dışında tutmak. Geçmek. Hariç bırakmak.

Dispensed synonyms : deployed, except, deploy, apportion, bestrewing, completes, bestow, deal out, disheveled, dealing out, concede, dissolved, exempt, carry out, absolve, be on the rampage, bestows, blowzed, keep out, disseminated, conceded, scattered, decentralized, blowsed, dissipated, bring to bear, excludes, condones, leave off, deploying, be on the loose, bestowing, absolved.

 

Dispensed zıt anlamlı kelimeler, Dispensed kelime anlamı

Concentrated : Konsantre olmuş. Dikkatini vermiş. Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Derişik. Çok güçlü. Konsantre. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yoğunlaşmış. Yoğun. Yoğuşuk.