Dispenses türkçesi Dispenses nedir

Dispenses ingilizcede ne demek, Dispenses nerede nasıl kullanılır?

Dispense justice : Adalet dağıtmak.

Dispense with : Ekarte etmek. -i ekarte etmek. -siz idare etmek. -den vazgeçmek. Olmadan da yapabilmek. Bir şeyden vazgeçmek. -i gereksiz kılmak. Vazgeçmek.

Dispense with the need for : Gereksiz kılmak.

Dispense : (ilaç veya reçete) hazırlamak. Uygulamak. Başarmak. Tevzi etmek. Dağıtmak. İlaç hazırlamak. Bağışlamak. Hariç tutmak. İlaç yapıp vermek. Hazırlamak (ilaç vb).

Dispensed : Dağıtılmış. Uygulamak. Hariç tutmak. Dağıtılan. İlaç hazırlamak. Bağışlamak. Dağıtmak.

Dispensary : Bakımevi. Askeri revir. Sağlıkevi. Dispanser. Askeri eczane. Bakım evi. Sağlık merkezi.

Data dispenser : Veri dağıtıcısı.

Dispensable : Vazgeçilebilir. Olmasa da olabilir. Önemsiz. Gözden çıkarılabilir. Gereksiz. Zorunlu olmayan. Elzem olmayan. Mazur görülebilir. Ehemmiyetsiz.

Dispenser : Eczacı. Dağıtıcı alet. Belli miktarda sıvının çok sayıdaki tüplere eşit hacimlerde dağıtımını sağlayan alet, dispensır. Dağıtma aracı. Dağıtma makinesi. Dağıtan kimse. Dispensır. Dağıtıcı. Tevzi eden.

 

Water dispenser : Suyu dağıtan cihaz. Su dağıtıcısı. Su sebili.

İngilizce Dispenses Türkçe anlamı, Dispenses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dispenses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exclude : Saymamak. Kapsamdan çıkarmak. İçeri almamak. Dışarıda bırakmak. Dahil etmemek. Kovmak. Dışlamak. Önlemek. Hesaba katmamak.

Assign : İş vermek. Havale etmek. Saptamak. Görev vermek. Pay olarak vermek. Atamak. Bir işe koymak. Vermek. Tahsis etmek. Devretmek.

Carry into effect : Yürürlüğe sokmak. Uygulamaya koymak. Gerçekleştirmek. Yapmak. Fiiliyata geçirmek. Hayata geçirmek.

Applies : Sürmek. Kullanmak. İlgili olmak. Gitmek (birine). Müracaat etmek. İlgisi olmak. Yapıştırmak (bant). Başvurmak. Uygun olmak.

Abdicates : Bırakmak. Tahttan çekilmek. El çekmek. Terketmek (tacını ve tahtını). Tahttan çekilmek (kral veya kraliçe). Tacını ve tahtını terketmek. İstifa etmek. Çekilmek (kral veya kraliçe tahttan). Çekilmek.

Dish out : Yalan atmak. Servis yapmak. Tabağa koymak. Asist yapmak. Vermek. Cezalandırmak. Dağıtmak (yemek vb). Yemekleri dağıtmak. Yutturmak.

Abandons : Yarıda kesmek. El etek çekmek. Yüzüstü bırakmak. Boşlamak. Bırakmak. Terk etmek. Terketmek. Viran hale getirmek. Kesmek.

Aerosolize : Bir şeyi serpintiye dönüştürmek. Aeroselleştirmek. Aerosolleştirmek. Aerosol şekilnde sıkıştırmak veya içermek (ayrıca aerosolise). Aerosol olarak saçmak veya boşaltmak.

Achieving : Meydana getirmek. Erişmek. Başarma. Gerçekleştirmek. Başarı. Elde etmek. Başararak. Ulaşmak. Kazanmak. Temin.

 

Dispensing : Dağıtma. Tarifine göre ilaç hazırlama.

Dispenses synonyms : splosh, reallot, carry, conceded, bestrewing, dispensed, dole out, bestowing, brought off, crack up, bestrew, bring off, accomplishing, splash, handing out, achieved, portion, abdicating, abstentions, administer, abstention, abjures, exempts, absolved, issue, back, excludes, abandon hope, carries, abjured, except, contribute, excepted.

Dispenses zıt anlamlı kelimeler, Dispenses kelime anlamı

Take : Kavramak. Çevirmek. Ele almak. Reaksiyon. Tepki. Pay. Tutma. Kabul edilmek. Tutulan balık miktarı. Yazmak.

Concentrated : Konsantre. Dikkatini vermiş. Yoğunlaşan. Konsantre olmuş. Yoğun. Çok güçlü. Yoğuşuk. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Yoğunlaşmış. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.