Disponer türkçesi Disponer nedir

Disponer ingilizcede ne demek, Disponer nerede nasıl kullanılır?

Dispone : Tanzim etmek. Kurtulmak. Yasal olarak devretmek.

Disponibility : Kullanılabilirlik. Kasa parası. Bankaların yükümlülükleri karşılığında kasalarında tutmak zorunda oldukları nakit para veya nakde kolay çevrilebilir karşılıklar.

Disponible : İstenildiği gibi kullanılabilen.

Rate of disponibility : Bankaların kasalarında yasayla belirlenen oranda tutmak zorunda oldukları nakit para veya nakde kolay çevrilebilir karşılıkların yükümlülüklere oranı. Kasa parası oranı.

Disport : Kendini eğlendirmek. Oyalanmak. Eğlenme. Oynama. Eğlenmek. Oyalanma. Oynamak.

Disported : Oynamak. Oyalanmak. Oyalanma. Oynama. Eğlenme. Eğlenmek. Kendini eğlendirmek.

Disposability : Kullanıma hazır olma durumu. Kullanılabilirlik.

Disposable contact lenses : Kullanılıp atılabilir lensler. Tek kullanımlık lensler.

Disporting : Oynama. Oyalanma. Eğlenme. Oyalanmak. Kendini eğlendirmek. Oynamak. Eğlenmek.

Disposable contact lens : Tek kullanımlık lensler. Kullanılıp atılabilir lensler.

İngilizce Disponer Türkçe anlamı, Disponer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disponer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Get wind : Duymak. Kulağına dedikodu çalınmak. Haberdar olmak. Kulağına gelmek.

Witness : Bir olayın gidişini gören kişi. bir olayı tanıtlamak için yargı yerine çıkan ya da bir belgit ve sözleşmenin altına yazılan tanık. Göstermek. Şahitlik etmek. Tanık olmak. Kanıt. Tanıklık etmek. Bir bilgi ya da savı desteklemek üzere görgüsel ve sözlü belge verme. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Bizzat görmek. Onaylamak.

Possessors : Eldeci. Elinde tutan. Mal sahibi. Hakim olan. Sahip. İye. Zilyet.

Tenants : Kiralayan. Kiracı. Sakin.

Tenanting : Kullanma hakkına sahip olan. Kiralamak. Kiracı. Mutasarrıf. Oturmak. Sakin. Kira ile tutmak. Kirada oturmak. Kiralayan.

Find out : Ortaya çıkarmak. İç yüzünü anlamak. Çözmek. Bulup çıkarmak. Bulmak. Keşfetmek. Öğrenmek. Anlamak.

Catch : Yanmaya başlamak. Topu tutma. Yetişmek. Tutuşmak. Birdenbire farketmek. Çalışmak (mekanizma). Maruz kalmak. Yakalanmak. Çarpmak. Görmek.

Malic : Elmadan yapılmış. Elma.

Detect : Ortaya çıkarmak. Belirlemek. Hissetmek. Keşfetmek. Farketmek. Sezmek. Algılamak. Saptamak. Bulmak. Meydana çıkarmak.

Chiefs : Armanın en üst kısmı. Reis. Baş. Şef.

Disponer synonyms : get word, get a line, get the goods, masterful, trip up, proprietor, pick up, decreers, liege, wise up, trace, sight, lieges, in command, notice, ascertain, instantiate, beneficial owner, commanders, trimmers, owner, commandant, see, in charge, find, learn, hear, business manager, spy, possessor, sense, commander, impeditive.

Disponer zıt anlamlı kelimeler, Disponer kelime anlamı

Lose : Kaçırmak. Mağlup olmak. Kazanamamak. Heba etmek. Zayi etmek. Mahrum etmek. Şaşırmak. Geri kalmak. Azıtmak. Yitirmek.

Indispose : Soğutmak. Hasta etmek. Bozmak. Zayıflatmak. Elverişsizleştirmek. Keyfini kaçırmak. İsteksiz. Hevesini kırmak. Rahatsız etmek.

Disponer ingilizce tanımı, definition of Disponer

Disponer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who legally transfers property from himself to another.