Disputes türkçesi Disputes nedir

  • Karşı koymak.
  • Uygulanılmakta olan iş koşullarının tümü ya da bir kaçının niteliği, yönetmi ve benzeri nedenlerle işçi ve işvereni doğrudan doğruya ve karşılıklı olarak ilgilendiren işlemlerde her iki yan arasında ortaya çıkan anlaşmazlık.
  • Anlaşmazlık.
  • Şüphe etmek.
  • Çekişmek.
  • İş anlaşmazlıkları.
  • Münakaşa etmek.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • İtiraz etmek.
  • [#tartışma Tartışmak].
  • Reddetmek.
  • Anlaşmazlıklar.

Disputes ile ilgili cümleler

English: These disputes between the two nations should be solved in accordance with international law.
Turkish: İki ülke arasındaki bu anlaşmazlıklar, uluslararası hukuka uygun olarak çözülmelidir.

English: Industrial disputes are still a problem.
Turkish: Endüstriyel anlaşmazlıklar hala bir sorundur.

Disputes ingilizcede ne demek, Disputes nerede nasıl kullanılır?

Court of jurisdictional disputes : Uyuşmazlık mahkemesi.

Labour disputes : İş anlaşmazlığı. İş uyuşmazlıkları. İş ihtilafı. İş uyuşmazlığı.

Alternative dispute resolution : Adr. Üçünü şahıs arabulucu aracılığı gerektiren ve anlaşmazlığın iki tarafı için de kabul edilir çözüm bulmayı amaçlayan çatışma çözümlenmesi yöntemi. Alternatif sorun çözümü. Alternatif uyuşmazlık çözümü.

Area of dispute : Anlaşmazlık konusu olan bölge. Tartışma alanı.

 

Be beyond dispute : Tartışma götürmemek.

Beyond dispute : Tartışmasız. Tartışma götürmez. Apaçık. Su götürmez.

Collective dispute : Toplu uyuşmazlık. Örgütlü ya da örgütsüz iş uyuşmazlıklarında işçilerin toplu olarak devinmesi. Toplulukla iş uyuşmazlığı. Yürürlükte bulunan iş koşullarının tümü ya da biri, bir bölümü ve bunların uygulama biçim ve yöntemleri üzerinde bir işçi sendikası ya da örgütlenmemiş işçiler ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar.

Labour dispute : İş ihtilafı. İş anlaşmazlığı. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. İş uyuşmazlığı.

Collective labour dispute : Toplu iş ihtilafı. Toplu iş anlaşmazlığı. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. İş uyuşmazlığı.

In dispute : Tartışmalı. İhtilaflı. İhtilaf halinde. Çekişmeli. Dava konusu olan. Davalı.

İngilizce Disputes Türkçe anlamı, Disputes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disputes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be skeptical of : Kuşku duymak. Şüphesi olmak.

A b model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.

Chaffers : Pazarlık. Alışverişte bulunmak. Pazarlık etmek. Çekişme.

Antagonising : Kışkırtmak. Husumeti tahrik etmek. Karşı çıkmak. Aleyhine çevirmek. Önlemek (ayrıca antagonize). Kızdırmak. Düşmanlığa sebep olmak. Husumete sebep olmak. Düşman etmek.

 

Contravenes : Başkaldırmak. Karşı çıkmak. Çatışmak. Çiğnemek. Bozmak. İhlal etmek. Uymamak. Karşı gelmek.

Conflict : Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Çekişme. Çatışma. Çatışmak. Çarpışma. Anlaşmazlığa düşmek. Uyuşmamak. Bağdaşmamak. Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Disconformity : Üst üste ve birbirine koşut katmanların sıralanışında, aşınma yüzünden bir eksikliğin bulunması. Uyumsuzluk. (jeoloji) tümü hemen hemen aynı eğimde olan bir tortu kayalıkları dizisi arasındaki kırıklık. Düzensizlik. Aşınma uyumsuzluğu.

Bicker : Titremek. Didişmek. Pırıldamak. Şırıldamak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Atışmak. Titreşmek.

Controversion : Çekişme. İhtilaf. Tartışma.

Discuss : Ele almak. Müzakere etmek. Görüşmek. Konuşmak. Tadına varmak. Tadını çıkarmak. Söyleşmek.

Disputes synonyms : repugn, antagonises, a posteriori criteria, bear against, argued, confront, blow the whistle on, confronting, contestation, altercate, call, argufying, doubted, a posteriori probability, doubt, contravene, question, contesting, labour conflicts, a priori theoretical criteria, contravened, brawl, argufied, contention, aalen estimator, controverting, disagreements, disaccord, cast offs, wrangle, bandy, abnegating, be sceptical about.

Disputes zıt anlamlı kelimeler, Disputes kelime anlamı

Agreement : Uyuşma. Aynı fikirde olma. Antlaşma. Tutum, görüş, kanıları ölçülen çeşitli kişilerin ya da aynı kişinin yanıtları arasındaki benzeşme ya da uygunluk. Sözleşme. Uzlaşma. İtilafname. Kontrat. İttifak. Mukavele.

Uncontroversial : Tartışmasız. Tartışma götürmez.