Distastefulness türkçesi Distastefulness nedir

Distastefulness ingilizcede ne demek, Distastefulness nerede nasıl kullanılır?

Distasteful : Antipatik. Hoşa gitmeyen. Nahoş. İğrenç. Tatsız.

Distastefully : Antipatik bir şekilde. İğrenç bir halde. Tatsız bir biçimde. İtici bir biçimde. Tiksindirici bir şekilde. İğrenç bir şekilde. Tatsız bir şekilde. İtici bir şekilde. Nahoşça.

İngilizce Distastefulness Türkçe anlamı, Distastefulness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Distastefulness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fulsomeness : Kabalık. Zevksiz olma. Fazlalık. Aşırılık. Saldırganlık.

Aversiveness : Vazgeçiricilik. Tiksindirici olma durumu. Caydırıcı olma durumu. Caydırıcılık.

Offensiveness : Saldırganlık. Saldırıya ait. Çirkinlik.

Unsightliness : Gösterişsizlik. Çirkinlik. Alımsızlık.

Glop : Yapış yapış iğenç yemek ya da içecek. Yapışkan bir şey. Yapışkan etli kısım. Değersiz bir şey (yazı gibi). Yapışkan ve iğrenç sıvı veya yemek (argo terim).

Frightfulness : Korkunçluk. Dehşet.

Atrociousness : Çirkinlik. Canavarlık. Çok kötü olma. Zalimlik. Barbarlık. Gaddarlık. Menfurluk. Korkunçluk. Berbatlık.

 

Damnableness : Tiksindirici olma. Lanetlenmeye layık olma. Lanetlilik. Nefret edilen olma. Lanetli olma. Sıkıcılık. Lanetlikik.

Insipidity : Sıkıcılık. Yavanlık. Sönüklük.

Qualmishness : Mide bulandırıcılık. Vicdanen rahatsız olma durumu.

Distastefulness synonyms : nauseatingness, unpalatability, sickeningness, mawkishness, unoffending, gawkishness, disagreeableness, gruesomeness, repellency, flavorlessness, abominableness, brackishness, flat, brusquerie, platitudes, inoffensive, sliminess, loathsomeness, barbarousness, lack of taste, gracelessness, unpleasantness, platitude, aridness, blatancy, objectionableness, wickedness, foulness, atrocity, obnoxiousness, disgustingness, seaminess, lousiness.

Distastefulness zıt anlamlı kelimeler, Distastefulness kelime anlamı

Offensive : Ofansif. Taaruza ait. Çirkin. Hücum. Spor ofansif. Saldırıyla ilgili. Kötü. Hakaret eden. İğrenç. Saldırı.

Inoffensive : Zararsız. İncitmeyen. Tehlikesiz. Kendi halinde. Zararı dokunmayan. Mazlum.

Pleasantness : Memnuniyetlik. Zevk. Hoşa gitme. Hoşa giden şey. Hoşluk. Güzellik. Memnuniyet. Tatlılık.

Distastefulness antonyms : palatability.