Distortive türkçesi Distortive nedir
- Biçimini bozan.
- Bozukluğa neden olan.
- Bozan.
Distortive ingilizcede ne demek, Distortive nerede nasıl kullanılır?
Distorting : Saptırmak. Yamultmak. Biçimini bozmak. Bozmak. Bozucu. Burkmak. Bükmek. Çarpıtmak.
Distorting lens : Bozucu mercek. Biçimbozucu mercek. Biçimbozumunu gerçekleştiren yapıda mercek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Distorting mirror : Şekilleri yamuk gösteren ayna. Çarpık görüntülü ayna. Şekilleri yamuk yumuk gösteren ayna. Dev aynası.
Distortion : Bozukluk. Kirlenmek işi. Belirli bir görsel etki sağlamak amacıyla, nesnelerin biçiminde optik yoldan gerçekleştirilen değişiklik; nesnelerin doğal biçimlerini bozma. Saptırma. Burkulma. Deformasyon. Tahrif. Çarpıtma. Bozunum. Seslendirme ya da yayın dizgesinde, ses dalgasının uğradığı istenmeyen değişikliklerden dolayı, alınan ses ile yayınlanan ses arasındaki her türlü başkalık. tv. bir radyo-televizyon yayınının alınışında, yararlı ime binen zararlı bir imin, ses ya da resmi etkilemesi durumu.
Distortion allowance : Çarpılma payı. Bozulma payı. Distorsiyon payı.
Distortional : Saptırarak sunmaya eğilimli. Bükmeye meyilli. Çarpıtmaya eğilimli. Çarpıtılmış. Şeklini bükme eğilimli. Çarpıtma. Yanlış sunmaya meyilli. Çarpıtarak.
Distortion of the truth : Gerçeklerin saptırılması.
Distortions : Çarpıklık. Saptırma. Çarpıtma. Bozukluk. Bükülme. Distorsiyon.
Distortionist : Cambaz.
Distortion minimizaton : Bozunumu en aza indirme.
İngilizce Distortive Türkçe anlamı, Distortive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Distortive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deformation : Yamulma. Sakatlık. Şekil değiştirme. Normal biçimin veya yapının bozulması. Biçimini bozma. Bozulum. Biçim bozulması. Bozulma. Değiştirim.
Infirmative : Fesheden. Zayıflatan. Geçersiz kılan.
Optical aberration : Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). Işıksal sapınç. Bir noktadan gelen ışınları tanı olarak bir noktada toplayamayan mercek ya da ayna gibi ışıksal araçların kusuru. Görme hatası. Optik aberasyon. Işık sapıncı. Sapınç.
Bunglings : Beceriksiz. Acemice iş gören.
Deteriorative : Bozucu. Kötüleştirici. Kötüleştiren. Bozulmaya neden olan. Bozuklukla ilgili. Bozulan. Kötüleşen.
Warping : Çarpılma. Bükme. Yamultmak. Eğme. Eğmek. Palamarı çekerek hareket etmek. Yoldan sapmak. Eğilmek. Büzülme. Yanlış yorumlamak.
Impairment : Zarar. Sakatlık. Eksilme. Azalma. Bozukluk. Özürlülük. Noksan. Zayıflatma. Bozmak. Bozma.
Damage : Bir malda kırılma, dökülme, bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar. Hasara uğratmak. Zedelemek. Ziyan. Hasar yapmak. Zarar vermek. Değerini düşürmek. Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Bozmak. Zarara sokmak.
Depraver : Ahlaksızlaştıran. Dejenere eden. Baştan çıkaran.
Mutilative : Kusurlu oluşuma neden olan. Sakatlığa neden olan. Zarar vermeye yönelik olan.
Distortive synonyms : optical phenomenon, chromatic aberration, disrupting, endamaging, expunger, distorters, aberration, warp, invasive, rescissory, harm, spherical aberration, distorter, bungling, expungers, perverter, enervating.
Distortive ingilizce tanımı, definition of Distortive
Distortive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Causing distortion.

Bu kısımda Distortive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Distortive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Distortive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Distortive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.