Deteriorative türkçesi Deteriorative nedir

  • Bozan.
  • Bozuklukla ilgili.
  • Kötüleştiren.
  • Bozucu.
  • Bozulmaya neden olan.
  • Kötüleştirici.
  • Kötüleşen.
  • Bozulan.

Deteriorative ingilizcede ne demek, Deteriorative nerede nasıl kullanılır?

Deteriorating : Bozulmak. Gerilemek. Kötüleşmek. Fenalaşmak. Bozucu. [#bozma Bozmak]. Bozulan (sağlık, durum vb).

Deterioration : Kötüye gitme. Gerileme. Kötüleşme. Fenalaşma. Kalite kaybı. Çürüklük. Parçalanma. Bozulma. Bozunum.

Deterioration in his condition : Belirli bir durumdaki bozulma (genellikle tıbbi bir durumla ilgili olarak). Onun durumundaki kötüleşme.

Deteriorations : Bozunum. Çürüklük. Kötüye gitme. Parçalanma. Fenalaşma. Gerileme. Bozulma. Kötüleşme.

Area of deterioration : Bozulma bölgesi. Konutların ve öbür toplumsal hizmetlerin düşük nitelikli olduğu, insanları arasında da hırsızlık, saldırı, cinsel sapma ve sapıtmalar gibi türlü toplumsal bozuklukların yaygın bulunduğu yerleşme (genellikle kent) bölgesi.

Deteriorates : Kötüleştirmek. Bozmak. Alçalmak. Kötüye gitmek. Gerilemek. Bozulmak. Durumu kötüye gitmek. Fenalaşmak. Kötüleşmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb).

Deteriorated rapidly : Hızlıca kötüleşti. Çabucak bozuldu.

Mental deterioration : Yaşlılıkta ya da erken bunamada zihnin görevini yavaş yavaş yerine getirememesi durumu. Zihin çöküşü.

 

Deteriorate : Bozmak. Fenalaşmak. Kötüleşmek. Kötüleştirmek. Kötüye gitmek. Bozulmak. Alçalmak. Durumu kötüye gitmek. Bozulmak (sağlık veya durum vb). Gerilemek.

Deteriorated : Bozulmak. Ağırlaşan (durum). Kötüleşmek. Bozmak. Yatkın. Gerilemek. Fenalaşmak. Durumu kötüleşmiş.

İngilizce Deteriorative Türkçe anlamı, Deteriorative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deteriorative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Demolisher : İmha edici. Yıkıcı. Yıkma müteahhidi.

Wear : Elbise. Aşınma. Giymek. Kullanma. Yıpratmak. Dayanma. Takınmak. Dayanıklılık. Kullanılma. Aşınmak.

Degenerate : Soysuzlaştırmak. Soysuzlaşmış. Yoz. Yozlaşmış. Soysuzlaşmak. Dövmek. Aşağılaşmak. Soysuz. Dönüşmek.

Worsen : Kötüleştirmek. Beter etmek. Fenalaşmak. Daha kötü bir hale getirmek. Kötüleşmek (hasta). Daha da kötüleştirmek. Daha kötü olmak. Daha da kötüleşmek. Daha da kötü olmak. Gerilemek.

Retrograde : Gerilemek. Geri gitmek. Tersine giden. Ters yön. Geriye doğru giden. Retrograt. Ters yönde dönmek. Yozlaşmak. Dejenere olmak.

Contaminative : Kirlenmeye yatkın olan. Bulaşıcı. Kirletici.

Decline : İnişe geçmek. Çekilmek. Zayıflamak. Düşmek. Geri çevirmek. Çökmek. Çürümek. Eğmek. Çevirmek. Satakda mal, pay belgiti, para kambiyo ve benzerleri geçer değerlerindeki düşüş.

Ingravescent : Ağırlaşan (durum). Ağırlaşan. Ağırlaşan (hastalık).

Demolishing : Tahrip etmek. Yıkma. İmha etmek. Yıkılma. Yiyip bitirmek. Yıkmak. Yıktırım.

Marred : Bozmak. Bozulmuş. Sakatlamak.

Deteriorative synonyms : pall, aggravating, deteriorating, on the skid, go to the dogs, worsening, bunglings, irritative, expungers, distorting, go to pot, invasive, wear off, waste, perverter, effacers, expunger, on the skids, distorters, devolve, rot, jade, wear thin, obstruent, corruptive, fade, disturbing, enervating, crumble, rescissory, fatigue, endamaging, decay.

 

Deteriorative zıt anlamlı kelimeler, Deteriorative kelime anlamı

Better : Daha iyi şekilde. Gelişmek. İlerletmek. İyileştirmek. Daha iyi bir hale gelmek. Düzeltmek. Geliştirmek. Daha yakşı. Islah etmek. Geçmek.

Recuperate : İyileşmek. Telafi etmek. Geri kazanmak. Yeniden kazanmak. Zararını çıkarmak. Rejenere etmek. Toparlanmak. Sağlığı iyileşmek. İyileştirmek. Sağlığı düzelmek.