Distrusts türkçesi Distrusts nedir

  • Şüphe duymak.
  • Güvensizlik.
  • -e itimat etmemek.
  • Güvenmemek.
  • Sıtkı sıyrılmak.
  • İtimat etmemek.
  • İnanmamak.
  • Güveni sarsılmak.
  • Emniyet etmemek.
  • [#kuşku Kuşkulanmak].

Distrusts ingilizcede ne demek, Distrusts nerede nasıl kullanılır?

Have a distrust of somebody : Güvensizlik duymak. Güvenmemek.

Self distrust : Kendine güvenmeyiş. Kendine güvensizlik.

Distrust : Güveni sarsılmak. Kuşkulanmak. Sıtkı sıyrılmak. Güvenmemek. İnanmamak. -e itimat etmemek. Emniyet etmemek. Şüphe duymak. Güvensizlik. İtimat etmemek.

Distrusted : Güvenilmeyen. İnanmamak. Şüphe duymak. Güvenilmez. Güvenmemek.

Distrustful : Şüpheci. Şüpheli. Başkalarına güvenmeyen. Kuşkulu. Vesveseli. Güvensiz. Kuruntulu. İtimatsız.

Distrubution phase : Dağılım fazı. Bir sübyenin ilaç, yağ veya reçine gibi maddeleri kapsayan kısmı.

Distrusting : İtimat etmemek. İnanmamak. Sıtkı sıyrılmak. -e itimat etmemek. Güvenmemek. Güveni sarsılmak. Emniyet etmemek. Şüphe duymak. Kuşkulanmak. Güvensizlik.

Distrubution portion : Sübyenin damlacık biçimindeki sıvı evre kısmı. Dağılan kısım.

Distr : Aşamalara veya sınıflara ayırma. Distribution (dağıtımı). Verme. Dağıtma. Teslim etme. Dağıtım.

Bursting distrupture disk : Kırılma diski.

İngilizce Distrusts Türkçe anlamı, Distrusts eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Distrusts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mistrustfulness : İtimatsızlık. Şüphecilik.

Hardship : Yokluk. Zorluk. Sıkıntı. Meşakkat. Eza. Güçlük. Cefa. Yoksulluk. Aşırı ifa güçlüğü. Darlık.

Doubts : Şüphesi olmak. Şüphe etmek. Emin olmamak. Şüpheler. Şübehat. Kararsız olmak. Evham.

Disbelieves : İnançsız olmak. İman etmemek.

Disbelieved : İman etmemek. İnançsız olmak.

Adversity : Üzgü. Şanssızlık. Düşkünlük. Terslik. Güçlük. Sıkıntılı bir durum. Sıkıntılı süreç. Zorluk. Zıtlık. Sıkıntı.

Distrust : Güvenmeme.

Pressure : Sıkışma. Darlık. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Basınç. Sıkma. Baskı. Baskı (manevi). Pres. Baskı yapmak. Bk. havayuvarıbasıncı.

Anguish : Şiddetli acı. Manevi ıstırap. Istırap. Şiddetli ıstırap. Acı. İçdaralması. Keder. Yeis. Elem. Eza.

Fearing : Allah'tan korkmak. Çekinmek. Kuruntu etmek. Endişe etmek. Korkmak.

Distrusts synonyms : hard knocks, mistrusting, disbelief, insecurity, distrusted, doubt, mistrust, misbelieve, fear, insecureness, faithlessness, discredits, distrusting, be doubtful, feel suspicious, have a distrust of somebody, discredit, misbelieving, disbelieve, mistrusts, distrustfulness, doubted, insecurities, have doubts about, suspect, lack of confidence, have a doubt, throe, discrediting, feared, disbeliefs, leeriness, disbelieving.

Distrusts zıt anlamlı kelimeler, Distrusts kelime anlamı

Believe : Sanmak. İnanmak. Zannetmek. Yemek. Kanmak. İnancı olmak. Kani olmak. Güvenmek. İman etmek. Varsaymak.

Trust : Güven duymak. Kredi. Güven. İtimat. Bakım. Birine güveni olmak. Ummak. Emniyet etmek. Veresiye vermek. Kredi vermek.

Certainty : Katiyet. Muhakkak. Kuşkusuzluk. Kesin olan şey. Gerekirlik. Emniyet. Kesinlik. Açıklık. Belirlilik. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı.