Doğurganlık nedir, Doğurganlık ne demek

  • Çok doğurma durumu, doğurgan olma durumu

Sosyoloji'deki anlamı:

Belli bir nüfusta belli bir zaman süresi içinde gerçekleşen canlı doğumların sayısı ya da oranı.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Döl veriminin bir ölçütü olan hayvanlarda düzenli üreme yeteneği.

Bilimsel terim anlamı:

Belli bir çoğanın doğumlar yoluyla artış eğilimi.

İngilizce'de Doğurganlık ne demek? Doğurganlık ingilizcesi nedir?:

fertility, fecundity

Fransızca'da Doğurganlık ne demek?:

natalité

Doğurganlık hakkında bilgiler

Doğurganlık yavru üretebilme doğal kabiliyetidir. Bir ölçü olarak kullanılan "doğurganlık oranı" bir çiftin, bireyin veya nüfusun üretebildiği yavru sayısıdır. Doğurganlık fekundite adı verilen potansiyel doğurganlıktan farklıdır.

İnsan doğurganlığı beslenme, cinsel aktivite, kültür, içgüdü, endokrinoloji, zamanlama, ekonomi, yaşam biçimi ve duygu gibi etkenlere bağlıdır.

Doğurganlık tanımı, anlamı:

Doğurgan : Verimli. Çok doğuran. Çok eser veren, velut.

Doğurma : Doğurmak işi.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

 

Yavru : Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Yeni doğmuş hayvan veya insan. Güzel, alımlı genç kız.

Doğal : Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Doğada olan, doğada bulunan. Yapmacık olmayan. Katıksız, saf. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı.

Kabiliyet : Yetenek.

Ölçü : Ölçüt. Aşırı olmama, ılımlı, uygun olma durumu. Bir şiirdeki dizelerin hece ve durak bakımından denk oluşu, vezin. Bu değerlendirmede kullanılan birim, ölçme birimi. Bir ezginin eşit bölümlere ayrılışı. Belirlenmiş boyut. Ölçme sonucu bulunan rakam. Değer, itibar. Bir niceliği, o nicelik için kabul edilmiş birimlerden birine göre oranlayarak değerlendirme, mizan.

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin.

Doğurganlık çağı : Kadın çoğasının çocuk doğurabileceği yaş sınırı.

Doğurganlık oranı : Herhangi bir ülke ya da bölgede, bir yıl içinde gerçekleşen doğumların, doğurma yaşındaki kadın (15-49 yaş arası) sayısına oranı. Doğurganlık yaşları arasında bulunan (genellikle 15 ile 4 her 1.000 kadın grubu başına ortalama doğum oranı.

Diğer dillerde Doğurganlık anlamı nedir?

İngilizce'de Doğurganlık ne demek? : n. fertility

Fransızca'da Doğurganlık : fécondité [la]

Almanca'da Doğurganlık : n. Fertilität, Fruchtbarkeit

Rusça'da Doğurganlık : n. плодовитость (F)