Doff türkçesi Doff nedir

Doff ile ilgili cümleler

English: It was a standoff.
Turkish: Durum açmazdaydı.

English: Ali is kind of standoffish.
Turkish: Ali biraz çekingen.

Doff ingilizcede ne demek, Doff nerede nasıl kullanılır?

Doffed : Çıkarmak (şapka, ceket vb). Çıkarmak. Başından savmak. Atmak.

Doffer : Çıkaran kimse (şapka ceket vs). Tarak. Penyör. Dofer.

Doffers : Tarak. Dofer. Doffer. Çıkaran kimse (şapka ceket vs). Penyör.

Doffing : Atmak. Çıkarmak. Başından savmak. Takım çıkartma.

Doffs : Başından savmak. Çıkarmak (şapka, ceket vb). Çıkarmak. Atmak.

Standoff : Ayrılık. İlgisizlik. Yenişememe. Açmaz. Mühimmat dolgusu alt kısmı ile hedef arasındaki mesafe. Soğukluk. Beraberlik. Savma. Tehir. Uzak durma.

Headoffice : İdare. Ana ofis. Merkez büro.

Standoffs : Ayrılık. Tehir. Soğukluk. Yenişememe. İlgisizlik. Mühimmat dolgusu alt kısmı ile hedef arasındaki mesafe. Uzaklaştırma. Uzak durma. Açmaz. Savma.

Handoff : Transfer. Elden ele verilen pas. Frekans değiştirme. Baz istasyonları veya hücreler arasındaki geçiş.

Handoffs : Frekans değiştirme. Baz istasyonları veya hücreler arasındaki geçiş. Transfer. Elden ele verilen pas.

İngilizce Doff Türkçe anlamı, Doff eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Doff ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bare : Açmak. Yalın. Gözle görülür hale getirmek. Tamtakır. Açığa çıkartmak. Süssüz. Açılmak. Çıplak. Açık.

Evaded : Kaçamak yapmak. Yan çizmek. Kaytarmak. Kaçınmak. Savuşturmak. Kurtulmak. Sakınmak. Kaçınılan. Kaçamak cevap vermek.

Axe : Kaldırmak. Kovmak. İşten kovma. Azaltmak. Azaltma. Sepetlemek. Balta ile kesmek. Baltayla budamak. İptal etmek.

Catapulted : Fırlatmak. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınıkla atmak. Mancınık. Katapült uçak. Sapan. Vurmak.

Drop like a hot potato : Bir arkadaşlığı birdenbire kesmek. Bağları koparmak. Paçayı kurtarmak. İlişki kesmek. Hemen başından defetmek. Başından atmak. Çabucak kurtulmak. Çabucak kurtulma.

Blanking : Silme. Karartma. Silmek. Taslaklama delme. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Boşluk. Tıkama. Kalıpla kesme. Kesme.

Cast off : Örgüye başlamak. İlişkisini kesmek. (ilmek) iğneden çıkarmak. Ağların suya atılması ve balıkların etrafının çevrilmesi komutu. Mola. Tahmin etmek (yazının uzunluğunu). Örgüde ilk ilmeği atmak. Reddetmek.

Call forth : Yol açmak. Sarfetmek. Ortaya çıkarmak. Meydan vermek. Kullanmak. Neden olmak. Gün ışığına çıkarmak.

Cast out : Toplumdan dışlamak. Başından atmak. Sürmek. Uzaklaştırmak. Toplumdan uzaklaştırmak. Kovmak. Çevresinden uzaklaştırmak. Dışlamak.

Blank : Silmek. Boş yer. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boşluk. Yazısız kağıt. Sövmek. Boş kağıt. Feshetmek.

Doff synonyms : cashiering, excuss, blanks, cast aside, bares, blanked, bared, evades, catapult, abstract, get rid of, catapults, blankest, bung, chuck, fobbed, take off, fobs, catapulting, blanker, bring out, cast away, cast offs, doffed, cashier, fobbing, cashiered, doffs, brought out, doffing, evade, get rid, chuck away.

 

Doff ingilizce tanımı, definition of Doff

Doff kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To divest one`s self of. To take off the hat. To put off, as dress. To rid one`s self of. Hence, figuratively, to put or thrust away. To put off dress.