Drop like a hot potato türkçesi Drop like a hot potato nedir

  • Çabucak kurtulmak.
  • Başından savmak.
  • Paçayı kurtarmak.
  • İlişki kesmek.
  • Çabucak kurtulma.
  • Bağları koparmak.
  • Bir arkadaşlığı birdenbire kesmek.
  • Başından atmak.
  • Hemen başından defetmek.

Drop like a hot potato ingilizcede ne demek, Drop like a hot potato nerede nasıl kullanılır?

Drop : Tutulmak. Söylemek. Alçalmak. Çıkagelmek. Düşürmek. Bırakmak. Alçaltmak. Atmak. Bitmek. Damlamak.

Like : Benzeri. Rağbet etmek. Benzer. -in özelliği. Beğenmek. Hazzetmek. Hoşuna gitmek. Sempati duymak. İstemek. Gibi.

A : Pek iyi. Herhangi bir. Bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. En yüksek not.

Hot : Acı. Biberli. Isınmak. Çalıntı. Radyoaktif. Şiddetli. Sıcak. Sert. Şehvetli. Isıtmak.

Potato : Patates dermatitisi. Patlıcangiller (solanaceae) familyasından, beyaz ya da pembe çiçekli, toprak altı yumruları sebze olarak kullanılan, ülkemizde geniş alanda kültürü yapılan bir tür. Baş. Dolar. Patates. Kafa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Birkaç hafta süreyle aşırı düzeyde patates tüketimi sonucu, sığırlarda, bacakların alt kesimlerinde oluşan kabuklanmalarla belirgin deri yangısı.

İngilizce Drop like a hot potato Türkçe anlamı, Drop like a hot potato eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Drop like a hot potato ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Evaded : Savuşturmak. Kurtulmak. Kaytarmak. Sakınmak. Yan çizmek. Kaçınılan. Kaçınmak. Kaçamak cevap vermek. Kaçamak yapmak.

Pull through : Atlatmak. Kurtulmak. Yardım etmek. İyileşmek. Hastalığı atlatmak. Yakayı sıyırmak. İyileştirmek. Kurtarmak. İçinden çıkmak. Toparlamasını sağlamak.

Bail out : Maşrapa vb ile boşaltmak. Kefaletle kurtarmak. Giren suyu kova ile boşaltmak. Kurtulmak. Paraşütle atlamak. Tekneye giren suyu kova ile boşaltmak. Kefaletle serbest bıraktırmak. Paraşütle atlamak (uçaktan). Kefaletle serbest bırakmak.

Cast aside : Kenara koymak. Kenara atmak. Terketmek. Kenara itmek. Çevresinden uzaklaştırmak. Bir kenara atmak. Atmak. Kurtulmak. İhmal etmek.

Fobbing : Saat kösteği. Hile ile satmak. Atlatmak. Saat cebi. Yutturmak. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Kazıklamak. Göçmen. Dirsek çevirmek.

Doffed : Çıkarmak. Atmak. Çıkarmak (şapka, ceket vb).

Cast out : Uzaklaştırmak. Dışlamak. Kovmak. Toplumdan dışlamak. Atmak. Sürmek. Toplumdan uzaklaştırmak. Çevresinden uzaklaştırmak.

Wriggle out : Sıyrılmak.

Cut the painter : İlişkiyi bitirmek. İlişkiyi kesmek. İlgiyi kesmek. Ayrılmak. Arkadaşlığı bitirmek. Bağlarını koparmak. İpleri koparmak. İlişkisini bitirmek. Yuvadan ayrılmak.

Ditch : Bırakmak. Hendek kazmak. Hendeğe yuvarlamak. Okulu kırmak. Hendek. Suyolu açmak. Sepetlemek. Hendeğe atmak. Hendekle çevirmek. Kurtulmak.

Drop like a hot potato synonyms : dispose, get rid, fobbed, fordid, see the back of, cast away, get rid of, doffing, fobs, doffs, evade, devest, evades, fordo, abandon, pull up stakes, brush off, wangle, get off, daff, discard, doff, excuss, give the slip.