Domestic income türkçesi Domestic income nedir

  • Yurtiçi gelir.
  • Bir ülkenin sınırları içerisinde genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde gerçekleştirilen sonul mal ve hizmet üretimi karşılığında üretim faktörlerine yapılan ödemeler toplamı. krş. yurtiçi hasıla.
  • Milli gelir.
  • İktisat alanında kullanılır.

Domestic income ingilizcede ne demek, Domestic income nerede nasıl kullanılır?

Domestic : Aile. Ev. Yerli. Temizlikçi. Ailevi. Eve ait. Yurt içi. Evine bağlı. Kabukla meyvelerde kabuğun sardığı bölüm. Oyuk olan veya oyuk sayılabilen şeylerin boşluğu.

Income : Kar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gelir. Kazanç. Rant. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İrat. Varidat.

 

Gross domestic income : Net yurtiçi gelire yıpranmaların eklenmesiyle bulunan ve gayrisafi yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi gelir, gayrisafi yurtiçi hasıla. Gayrisafi yurtiçi gelir.

Net domestic income : Safi yurtiçi gelir. Yurtiçi gelire dolaylı vergilerin eklenmesi ve sübvansiyonların çıkarılmasıyla ulaşılan, net yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi hasıla.

Domestic affairs : İç sorunlar. Aile meseleleri. İç meseleler. İç işleri. İç politika. Ev işleri.

Domestic airline : İç havayolları. Yurtiçi havayolu şirketi. Sadece bulunduğu ülke sınırları içinde hava taşımacılığı hizmeti veren havayolu şirketi.

İngilizce Domestic income Türkçe anlamı, Domestic income eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Domestic income ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

 

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Ni : Bir ülke vatandaşlarının sahip oldukları üretim faktörlerine, gerek o ülkedeki gerek diğer ülkelerdeki üretime katkıları karşılığında yapılan ödemeler toplamı. krş. milli hasıla.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

National income : Ulusal gelir. Bir ülke vatandaşlarının sahip oldukları üretim faktörlerine, gerek o ülkedeki gerek diğer ülkelerdeki üretime katkıları karşılığında yapılan ödemeler toplamı. krş. milli hasıla. Belirli bir süre içinde bir ulusça sağlanan gelirlerin tümü. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Belli bir zaman dilimi içinde bir ülke vatandaşları tarafından elde edilen toplam gelir miktarı. Gayri safi milli hasıla. Gsmh. Milli hasıla.

Di : Çift. Paris'te araba kazasında hayatını kaybeden. İki. İngiliz kraliyet ailesinin üyesi (galler prensi charles'ın ilk eşi) galler prensesi diana (1961-1997, leydi diana spencer olarak doğmuş olan). Dünya çapında çok fazla hayır işi yapan. Kadın ismi (diana isminin başka bir şekli).

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Domestic income synonyms : abnormal budget, a shift in supply, a change in individual demand, ability rent, a group shares, abnormal budget expenditures, internal revenue, a pass through certificate, a shift in individual demand, a change in supply.