Yurtiçi gelir nedir, Yurtiçi gelir ne demek

Yurtiçi gelir; İktisat alanında kullanılan bir kelimedir.

İktisat terim anlamı:

Bir ülkenin sınırları içerisinde genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde gerçekleştirilen sonul mal ve hizmet üretimi karşılığında üretim faktörlerine yapılan ödemeler toplamı. karşılığı yurtiçi hasıla.

Yurtiçi gelir kısaca anlamı, tanımı

Geli : Gel. Ardıç ağacının meyvesi. Düğün çağırıcısı

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Yurt : Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.

Safi yurtiçi gelir : Yurtiçi gelire dolaylı vergilerin eklenmesi ve sübvansiyonların çıkarılmasıyla ulaşılan, net yurtiçi hasıla ile özdeş olan milli gelir büyüklüğü. karşılığı safi yurtiçi hasıla.

Üretim faktörleri : Üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, doğa ve girişimciden oluşan temel girdiler.

 

Yurtiçi hasıla : Net yurtiçi hasıladan dolaylı vergilerin düşülmesi ve sübvansiyonların eklenmesiyle bulunan, yurtiçi gelirle özdeş olan milli gelir büyüklüğü. karşılığı safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, milli hasıla.

Sonul mal : Üretim aşamalarından geçerek son biçimini almış ve doğrudan tüketime hazır mal. karşılığı mamul mal.

Hizmet : Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma. Görev, iş. Bakım, özen, ihtimam.

Toplam : Toplama işleminin sonucu, mecmu, yekûn.

Hasıla : Bir işten elde edilen sonuç.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.

Faktör : Etmen. Etken.

Belli : Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

 

Ülken : “Senin yurdun, senin vatanın” anlamında kullanılan bir isim”.

Ödeme : Ödemek işi, tediye.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Topla : Üç parmaklı dirgen.

Hasıl : Olan, ortaya çıkan, görünen.

Diğer dillerde Yurtiçi gelir anlamı nedir?

İngilizce'de Yurtiçi gelir ne demek ? : domestic income, di