Doormats türkçesi Doormats nedir

  • Kendini ezdiren ve şikayetçi olmayan kimse.
  • Paspas.
  • Kapı paspası.
  • Saf veya enayi tip.
  • Ezik (kimse).

Doormats ingilizcede ne demek, Doormats nerede nasıl kullanılır?

Doormat : Saf veya enayi tip. Kapı paspası. Ezik (kimse). Paspas. Kendini ezdiren ve şikayetçi olmayan kimse.

Doorman : Kapı görevlisi. Kapıcı. Müstahdem.

Stage doorman : Sahnenin giriş kapısı önünde bekleyen ve görevliler dışında kimseyi sahneye sokmayan bekçi. Sahne kapıcısı.

Doormen : Kapı görevlisi. Kapıcı. Müstahdem.

Door bell : Bir binanın girişinde bulunan ve ziyaretçilerin geldiklerini duyurmak için kullandıkları zil. Kapı zili.

Door hinge : Döner kapı menteşesi. Mafsallı menteşe. Kapı menteşesi.

Door casing : Kapı kasası.

Door case : Kapı pervazı. Kapı çerçevesi. Kapı kasası.

Door frame : Kapı çerçevesi. Kasa. Söve taşı. Kapı pervazı. Kapı çerçevesi parçası. Söve. Dikdörtgen şeklindeki kapı çerçevesi. Kapı kasası.

Door keeper : Sahnenin giriş kapısı önünde bekleyen ve görevliler dışında kimseyi sahneye sokmayan bekçi. Tiyatro yapısının kapıcısı. Tiyatro kapıcısı. Sahne kapıcısı.

İngilizce Doormats Türkçe anlamı, Doormats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doormats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Guard : Himaye etmek. Dışsatım veya transit işlemlerinde eşyanın araca yüklenmesi ve araçtan boşaltılmasında gözetimci olarak görev yapan kişi. eski dil hizmetçilere çalışacak ev bulan kimse. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Derbent. Kolcu. Denetim altına almak. Koruyucu nesne. Önlem almak. Uyanıklık. Koruma görevlisi.

Floorcloth : Halıfleks. Yerleri kaplamak için kullanılan ağır dekoratif malzeme. Tahta bezi. (saha) faaliyet alanını belirtmek için bölüm zeminine döşenen veya belirli bir etki elde etmek için boyanan kanvaz (yelken bezi) çarşafı. Katları yıkama bezi.

Someone : Biri. Kimse. Şahsiyet. Bir kimse. Birisi. Önemli kimse.

Mops : Saplı tahta bezi. Yüzünü buruşturmak. Silmek. Paspas yapmak. Paspaslamak. Bezle kurulamak. Saplı bezle silmek. İplik paspas. Suratını ekşitmek.

Mop : İplik paspas. Bezle kurulamak. Saplı bezle silmek. Yüzünü buruşturmak. Dağınık saç. Paspas yapmak. Suratını ekşitmek. Silmek. Saplı tahta bezi.

Porter : Koyu veya siyah bira. Kapıcı. Hademe. Siyah bira. Başkalarına ilişkin yük ve nesneleri beden gücüyle taşıyan kişi. İktisat, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hastalık etkenini vücudunda taşıyan canlı, portör. Kapı görevlisi. Küfeci. Hamal.

Mat : Keçeleştirmek. Resmin etrafına paspartu geçirmek. Keçeleşmek. Yer alıştırmalarında ve atlamalarda, yeri ve düşmelerin sertliğini gidermek için kullanılan ortalama 1,5 x 2 m. boyutunda deri ya da kavuçuktan yapılmış şilte. Altlık. Hasır ile örmek. Minder. Donuk. Hasır ile örtmek.

 

Soul : Tin. Soul. Temel direk. İçtenlik. Maneviyat. Şahıs. Simge. Zencilere ait. Canlılık. Öz.

Doormats synonyms : hall porter, door guard, welcome mat, doormat, softie, chicken, mortal, door mat, weakling, woven mat, ostiary, commissionaire, crybaby, scraper mat, wimp, person, mats, floor mat, namby pamby, wuss, softy, ticket taker, ticket collector, gatekeeper, somebody, doorkeeper, night porter, individual, mopped.