Doubling up türkçesi Doubling up nedir

  • İki büklüm olmak.
  • İki büklüm etmek.
  • Paylaşmak.
  • Eğilmek.
  • Bir konut biriminin birden çok ailece paylaşılması olgusu.
  • İkiye katlamak.
  • Ortaklaşa kullanmak.
  • Katlanma.

Doubling up ingilizcede ne demek, Doubling up nerede nasıl kullanılır?

Doubling : Bükme. İkiye katlama. Dublaj. Duble yapma. Seslendirme. Bir maddenin ya da yapının iki katı. bir kromozomun bir segmentinin, iki katına çıkmasıyla oluşan bir kromozom anomalisi. İki misli yapma. Dolap. Katlama. Duplikasyon.

Doubling frame : Katlama makinesi. Katlama tezgahı.

A bite and a sup : İki yudum bir şey. İki lokma yemek.

Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.

Abel group : Abel grubu.

İngilizce Doubling up Türkçe anlamı, Doubling up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doubling up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flexure : Salgı. Büküntü. Katmanların tek yanlı kıvrımı (monoklinal kıvrım). Eğilme. Belverme. Bir çubuğun, ışığın yay biçiminde eğilmesi, yol değiştirmesi. bk. ışık bükülmesi. Eğinti. Dirsek. Uzay, jeoloji alanlarında kullanılır.

Divvy : Pay. Salak. Bölmek. Mankafa. Ezik tip.

 

Cant : Yapmacık konuşmak. Bükülmek. Dönmek. Argolu konuşmak. İki yüzlülük etmek. Meyil vermek. İkiyüzlülük. İkiyüzlülük etmek. Yapmacıklı konuşmak.

Double : Dublör. Çift. Duble. İki misli. İki kat. Bir filmin çevrilmesi sırasında bir oyuncunun bazı görünçlüklerdeki oyununu başkasına oynatmak. bunu yapan kimsenin eylemi. İkili. İki kişilik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cringe : Kuyruk sallamak. Korkuyla çekilmek. Yalakalık yapmak. Yaltaklanmak. El etek öpmek. Sinmek. Korkuyla eğilmek. Köpeklenmek. Korkudan sinmek.

Cant over : Meyil etmek.

Bend over : Diğer tarafa yaslanmak. Diğer tarafa eğilmek. Domalmak.

Divvies : Bölmek. Mankafa. Salak. Ezik tip. Pay.

Dip : Düşürmek. Eğik bir katmanın yatay bir düzlemle yaptığı açının ölçüsü. Azaltmak. Alçalmak. Eğim. Sahne prizi. Elini atmak. Tiyatro, jeoloji alanlarında kullanılır. Bayrağı yarıya indirmek.

Doubling up synonyms : being folded, bends, folding, double up, curves, bend, buckles, duplicatus, canting, partake, go shares, bend double, double up on, divvying, partakes, endurance, partaken, bearing, cast in, curve, cants, cringes, dipped, bend to, dips, plicature, divvy up, be in on, bow, cringed, plication, double back, sufferance.