Bend over türkçesi Bend over nedir

  • Diğer tarafa yaslanmak.
  • Eğilmek.
  • Domalmak.
  • Diğer tarafa eğilmek.

Bend over ile ilgili cümleler

English: The astronauts had to use special tools to collect rock samples on the Moon because they could not bend over in their spacesuits.
Turkish: Astronotlar Ay'da kaya örnekleri toplamak için özel araçlar kullanmak zorunda kaldılar çünkü uzay elbiseleri ile eğilemezlerdi.

Bend over ingilizcede ne demek, Bend over nerede nasıl kullanılır?

Bend : Yöneltmek. Viraj. Bükme. İşe geldiği gibi değiştirmek. Bükülmek. Çökmek (diz). Eğme. Esnetmek. Katlanmak. Bükmek.

Over : Üstüne. Sona ermiş. Fazla. Üzerine. Yukarıda. Bitmiş. Devirmek. Yukarıya. Aşkın. Üzerinden.

Bend over backwards : Aşırı önlem almak. Çok uğraşmak. Çok çaba harcamak. Çırpınmak. Daha fazla önlem almak. Elinden geleni yapmak (bir şeyin gerçekleştiğinden emin olmak için). Aşırı çaba sarf etmek. Çok gönüllü olmak. Uğraşmak. Birisini memnun etmek için her yolu denemek.

Bend back : Geri eğilmek. Geriye doğru eğilmek. Geriye eğilmek.

Bend double : İki büklüm etmek. Belini bükmek.

Bend forward : Öne doğru eğilmek. Öne eğilmek.

İngilizce Bend over Türkçe anlamı, Bend over eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bend over ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bends : Yüksekten alçağa ani basınç değişimlerinin zararlı etkisi sonucu dolaşımda erimiş haldeki gazların, serbest halde gaza dönüşmeleri sonucu oluşan gaz embolisiyle çizgili kaslarda ağrı, omurilik ve beyinde lezyonlarına bağlı felçler ve ölümle belirgin bozukluk, dekompressyon hastalığı, dalgıç hastalığı. Bükmek. Kramp. Vurgun hastalığı. Kıvrılmak. Mafsal ağrısı. Vurgun. Hava ambolisi. Bükülmek.

Bend : Eğme. Kıvrım menteşesi. Esnetmek. Katlamak. İşi e geldiği gibi değiştirmek. Çevirmek. Kıvrılmak. Eğmek. Bükmek.

Dipped : Elini atmak. Farları kısmak. Batmak. Dalış yapmak. Batırmak. Eğim yapmak. Bayrağı yarıya indirmek. Bandırmak. Daldırılmış.

Bow : Baş eğmek. Yay. Boyun eğme. Boyun eğmek. Başıyla selamlamak. Pruva. Reverans yapmak. Baş. Başla selamlama.

Dips : Alçalmak. Farları kısmak. Çökmek. Batırmak. Bayrağı yarıya indirmek. Tarihlendirme formülü. Elini cebine atmak. Eğim yapmak. Dalmak. Elini atmak.

Buckle : Yamulmak. Toka ya da kopça ile tutturmak. Yenilgiyi kabul etmek. Kopça. Yamultmak. Kopçalamak. Toka ile tutturmak. Eğmek. Çökmeye başlamak. İliştirmek.

Canting : Yan yatırmak. Meyletmek. Argolu konuşmak. İki yüzlü. Bükülmek. Eğmek. Dönmek. Dindarlık taslayan sahte sofu. Dilenmek.

Dip : Bayrağı yarıya indirmek. Elini cebine atmak. Eğik bir katmanın yatay bir düzlemle yaptığı açının ölçüsü. Çökmek. Batmak. Batırmak. Sahnede yüksek güçte olan lambaları besleyen elektrik prizi. Azaltmak. Dalış yapmak.

Cant over : Meyil etmek.

Curves : Kavis çizmek. Eğriler. Bükmek. Bükülmek. Eğmek.

Bend over synonyms : cant, cants, bend to, curve, buckles.