Dowelled türkçesi Dowelled nedir

  • Tahta çivi ile tutturmak.
  • Dübelli.
  • Dübele tespit edilmiş.

Dowelled ingilizcede ne demek, Dowelled nerede nasıl kullanılır?

Dowelling : Tahta çivi ile tutturmak. Tahta çivi ile tutturma.

Dowel pin : Saplama. Kavilya. Mil komple. Kavila. Kavale. Merkezleme pini. Merkezleme burcu. Fren pernosu. Merkezleme pimi. Kılavuz pimi.

Dowel screw : İki ucu dişli vida. Vida dişli çivi.

Dowel : Tıpa. Tespit pimi. Geçme. Takoz. Tahta çivi. Ağaç çivi. Dübel. Tahta çivi ile tutturmak. Kavela.

Doweled : Dübelli. Dübele tespit edilmiş. Tahta çivi ile tutturmak.

Dower chest : Çeyiz sandığı.

Doweling : Tahta çivileme. Tahta çivi ile tutturma. Tahta çivilerle tutturma. Ahşap çivilerle tutturma.

Dowered : Yetenek. Yetenek vermek. Vergi. Drahoma. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Başlık. Drahoma vermek. Çeyiz vermek. İstidat. Çeyiz.

Dower : İstidat. Çeyiz vermek. Kabiliyet. Çeyiz. Vergi. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Ağırlık. Drahoma. Başlık. Drahoma vermek.

Doweries : Yetenek. Allah vergisi. Drahoma. Bir kadının kendisiyle birlikte damada getirdiği para veya mülk. Çeyiz.

İngilizce Dowelled Türkçe anlamı, Dowelled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dowelled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Earthman : Dünya gezegeninde yaşayan. Dünyalı. Dünya adamı.

Person : Adam. Vücut. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Kimse. Kişi. İnsan. Birey. Can. Zat.

Somebody : Kimse. Şahsiyet. Birisi. Bir kimse. Bazısı. Önemli birisi. Önemli kimse. Biri. Kimisi.

Villager : Köylü.

Individual : Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, istençsel nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri. Tek kişilik. Başlıbaşına. Tek. Birbirinden ayrı. Fert. Ferdi. Özgün. Belirli bir tür içinde kimi özellikleriyle öbürlerinden ayrılan ve bölünmez bir bütünlüğü olan varlık. 2-bir toplumu oluşturan birimlere verilen ad. Özel.

Philistine : Filistin. Kültürsüz. Filistinli. Cahil ve zevksiz. Kültürsüz kimse. Filistin kabilesinden kimse.

European : Avrupalı. Frenk. Avrupa ile ilgili. Avrupa'ya özgü. Alafranga. Biseksüel. Avrupa'ya ait. Avrupai. Avrupa.

Occupant : İşgal eden kimse. Oturan kimse (ev veya bina veya oda vb'nde). Kiracı. Yatan kimse (yatakta). Bir yerde oturan kimse. Oturan kimse. Kullanıcı. Bir konutta ya da bir yerleşim yerinde oturan, orada yerleşmiş olan kimse. İşgalci. İşgal eden.

Worldling : Dünya işlerine dalmış kimse.

Austronesian : Avustronezya'nın (orta ve güney pasifik okyanusu'nda yer alan adalar) veya avustronezya ile ilgili ya da dillerinin veya dilleriyle ilgili.

Dowelled synonyms : cottage dweller, island dweller, galilaean, big, westerner, proud, american, alsatian, kiwi, new zealander, occidental, easterner, landlubber, resident, asiatic, mortal, aussie, northerner, tellurian, liver, habitant, asian, numidian, borderer, inhabitant, denizen, latin, indweller, plainsman, someone, australian, galilean, landsman.

 

Dowelled zıt anlamlı kelimeler, Dowelled kelime anlamı

Nonresident : Ülke sakini olmayan. Okuduğu yerin yerlisi olmayan (öğrenci). Ülkesi dışında yaşayan (kimse). Bölgeye ait olmayan. İkamet etmeyen. Görevli bulunduğu yerde oturmayan (kimse). Geçici olarak oturan. Ülke sakini olmayan kişi. Yerleşik olmayan.

Humble : Aşağılamak. Sıradan. Alçakgönüllü olmaya itilmek. Gösterişsiz. Naçiz. Basit. Alçakgönüllü. Alçak. Gururunu kırmak. Kibrini kırmak.