Doze türkçesi Doze nedir

Doze ile ilgili cümleler

English: Add a dozen eggs to the list.
Turkish: Listeye bir düzine yumurtayı ekle.

English: Ali asked me to buy a dozen eggs on my way home from work.
Turkish: Ali işten eve giderken bir düzine yumurta almamı rica etti.

English: Ali began to doze off again.
Turkish: Ali tekrar uyuklamaya başladı.

English: About a dozen trees had soon been planted.
Turkish: Yaklaşık bir düzine ağaç kısa sürede dikilmişti.

English: I'll try not to doze off.
Turkish: Uyuklamamaya çalışacağım.

Doze ingilizcede ne demek, Doze nerede nasıl kullanılır?

Doze off : Bitip tükenmek. Uykuya dalmak. Çöküp kalmak. Uyuklamak. Uyuyakalmak. İçi geçmek. Uyuyup kalmak. Uyku bastırmak. Yorgunluktan bitkin düşmek.

Dozed : Şekerleme. Pineklemek (argo terim). Şekerleme yapmak. Uyuklama. Kestirmek (argo terim). Hafif uyku. Uyuşukluk. Imızganmak. Kestirme. Pineklemek.

Dozed off : Uyuyup kalmak. Uyuyakalmış. Uyuklamış. Uyuyakalmak. Uyuklamak. Uykuya dalmak. Uykuya dalmış. Çöküp kalmak. Yorgunluktan bitkin düşmek. İçi geçmek.

Dozen : Onlarca olan şey. On iki tane. Düzine. Onikilik. Çok sayı. Bir malın on iki tanesi.

 

Dozen of times : Çoğu kez. Çok kereler.

A dime a dozen : Harcıalem şeyler. Değersiz. Beş para etmez. Erzan ve çok. Harcıalem.

Dozenth : On ikinci.

Dozens of : -nın düzineleri. Düzinelerle. Büyük sayıda. Oldukça çok sayıda. -ndan düzineler. -ndan birçok 12 set. Düzinelerce.

Dozening : On iki tane. Düzine. Çok sayı.

Dozens : Pek çok (örneğin, ı have told you dozens of times {sana pek çok defa söyledim}). Düzineler. Düzinelerce. Çok fazla. Oldukça fazla sayıda (örneğin, ı have made dozens (many) new friends {oldukça fazla yeni arkadaşım oldu}). Çok sayıda.

İngilizce Doze Türkçe anlamı, Doze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nap : Faydalanmak. Tüylendirmek. İçi geçmek. Şardonlamak. Kısa uyku. Kumaşı tüylendirmek (tekstil).

Bonbons : Bonbon.

Doziness : Uykululuk. Anlayışsızlık. Sersemlik. Uykulu olma.

Candy : Şerbet. Karamela. Şeker. Çikolata. Şekerlemek. Şekerleme haline getirmek. Bonbon. Kristalleşmek.

Doze off : Çöküp kalmak. Bitip tükenmek. Uyuyup kalmak. İçi geçmek. Uyuyakalmak. Uyku bastırmak. Yorgunluktan bitkin düşmek. Uykuya dalmak.

Accidie : İlgisizlik. Halsizlik. Bıkkınlık. Kaygısızlık. Tembellik. Hissizlik. Hareketsizlik. Cansızlık.

Shuteyes : Uyuma. Kestirme (uyku). Uyku.

Have forty winks : Biraz uyumak. Biraz kestirmek.

Doze synonyms : catch a wink, have a snooze, drowse, lie down, dormancy, catnap, conjecturing, forecast, deadness, accidies, naps, catch forty winks, kips, conjectured, bodement, brittles, comfits, snooze, dormancies, lethargies, slumbered, figure on, drowsy, lethargy, forty winks, drowsiness, confectioneries, dozes, guessing, comfit, nod off, estimating, slumbering.

 

Doze ingilizce tanımı, definition of Doze

Doze kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To be in a dull or stupefied condition, as if half asleep. To sleep lightly. To pass or spend in drowsiness. As, to doze away one`s time. To slumber. A drowse. A light sleep. To be drowsy.