Have a snooze türkçesi Have a snooze nedir

Have a snooze ingilizcede ne demek, Have a snooze nerede nasıl kullanılır?

Have : -si olmak. Buyurmak. Göz yummak. Etmek. Kabul etmek. Bulunmak. Yaptırmak. Yapmak. Sahip olmak. Elde etmek.

A : Amperin simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Argonun simgesi. Miktar belirtir. La (müzik terimi). Pek iyi. Bir. (herhangi) bir.

Snooze : [#uyuklama Uyuklamak]. Şekerleme yapmak. Uyku. Ertele. Yeniden anımsat. Kestirmek. Kısa uyku. Uyuklama. Uyumak. Şekerleme.

Have a baby : Bebeği olmak. Doğurmak. Çocuk sahibi olmak.

Have a bad name : Adı çıkmış olmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad record : Kötü tanınmak. Kötü şöhreti olmak.

Have a bearing on : Bir şeyle ilgili olmak. Bir şeyle ilgisi olmak. Bir şeyin etkisinde olmak. Etkilemek. Bir şeyden etkilenmek. İle ilgisi olmak.

Have a bathroom : Yıkanmak. Banyo yapmak.

Have a bad time : Kötü zaman geçirmek. Sıkıcı zaman geçirdi. Çok sıkıntı çekmek. Eğlenmedi. Kötü vakit geçirdi.

İngilizce Have a snooze Türkçe anlamı, Have a snooze eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a snooze ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Estimate : Takdir. Düşünce. Hüküm vermek. Oranlamak. Kestirim. Hesap. Biçmek. İşi kabul etme. Değer biçmek. Hesaplamak.

 

Conjectures : Varsayım. Tahmin etmek. Hipotez. Tahmine dayalı fikir. Varsayı. Sanı. Sanmak. Varsaymak. Zannetmek.

Drowse : Uyuklamak.

Figure on : Hesaba katmak. Hesap etmek. Güvenmek. Planlamak. Ummak. Göz önünde tutmak.

Nap : Şekerleme. Kestirme. Uyuklamak. İçi geçmek. Kısa uyku. Tüylendirmek (kumaş). Şardonlamak. Kumaşı tüylendirmek (tekstil). Tüylendirmek.

Conjectured : Varsaymak. Zannetmek. Varsayı. Tahmine dayalı fikir. Sanmak. Tahmin etmek. Kestirim. Sanı. Hipotez.

Forecast : Tahmin etmek. Tahmin yürütme. Kestirme. Önceden tahmin etmek. Bir olay, durum ya da sonucu henüz gerçekleşmeden, sağduyusal ya da sezgisel ipuçlarına dayanarak önceden kestirme yeteneği. Tahmin. Önceden planlamak. Tasarlamak.

Drowsed : Uyku getirmek. Uyuklama. Pineklemek. Uyutmak. Uyuklamak. Ayakta uyumak.

Have a snooze synonyms : cause to cut, have a nap, dozes, drowses, candy, conjecturing, lie down, catch forty winks, catnap, candying, have forty winks, kip, snooze, conjecture, doze, dozed, estimates, estimating, naps, catnaps.