Dp türkçesi Dp nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Harp sebebiyle memleketini terketmeye mecbur kalan kişi.
  • Yurtiçi hasıla.
  • Net yurtiçi hasıladan dolaylı vergilerin düşülmesi ve sübvansiyonların eklenmesiyle bulunan, yurtiçi gelirle özdeş olan milli gelir büyüklüğü. krş. safi yurtiçi hasıla, yurtiçi gelir, milli hasıla.

Dp ile ilgili cümleler

English: She needs another DPT shot.
Turkish: Onun başka bir DTP çekimine ihtiyacı var.

English: Ali put his headphones back on.
Turkish: Ali kulaklıklarını tekrar taktı.

English: Ali is wearing headphones.
Turkish: Ali kulaklık takıyor.

English: Ali can only remember one of his grandparents.
Turkish: Ali yalnızca dedelerinden birini hatırlayabiliyor.

English: Ali bought a new set of headphones.
Turkish: Ali yeni bir kulaklık seti satın aldı.

Dp ingilizcede ne demek, Dp nerede nasıl kullanılır?

Dpd : Ekonometri paket programı. Dpd.

Dph : Akademik bir derece. Doctor of philosophy (felsefe doktoru). Felsefe doktoru.

Dphil : Akademik bir derece. Felsefe doktoru. Doctor of philosophy (felsefe doktoru).

Dpi : Nokta veya inç. Dots per ınch (inç başına nokta). (bilgisayar) grafik gereçlerinde (yazıcı veya tarayıcı gibi) çözünürlük ölçme birimi. Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde o ülke vatandaşlarının kişisel gelirlerinden gelir vergisi düşüldükten sonra kalan gelir büyüklüğü. İnç başına nokta. Harcanabilir kişisel gelir.

 

Dpmi : Dos protected mode ınterface (dos korumalı mod arayüzü). Her birinin kendisine ayrılmış belli bir hafızası olmasından kaynaklanan herhangi bir çakışma yaratmadan birçok programı aynı anda kullanmaya olanak sağlayan dos arayüzü.

Dproduct : Vseççarp.

Acidproof seal : Ekşitten etkilenmeyen gereçlerden yapılmış sızdırmaz. Ekşite dayanıklı sızdırmaz.

Adp : Adenin dinükleotit fosfatın kısaltması. Automatic data processing (otomatik veri işleme). Adenozin difosfat. Otomatik bilgi işlem. Önemli bir kesimi özdevimli araçlarca yürütülen bilgi işlem. Adp. İnsan müdahalesini çok az gerektiren bilgisayar işlem tekniği. Bilişim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Özdevimli bilgi işlem.

Dpms : (bilgisayar) bir bilgisayarın enerji tüketimini düzenleyen sistem. Desktop power management system (masaüstü enerji yönetim sistemi).

Acidproof steel : Aside dayanıklı çelik.

İngilizce Dp Türkçe anlamı, Dp eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dp ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

 

Refugee : Muhacir. Mülteci. Sığınık. Mübadil. Sığınan kimse. Sığınmacı.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Displaced person : Savaş gibi nedenlerle vatanını terk etmek zorunda bırakılmış kimse. Yerinden uzaklaştırılan kimse. Yerinden edilmiş kişi. Mülteci. Yurtsuz kişi. İşgal ettiği ülkelerden almanyaya gönderilen işçi. Evinden edilmiş kişi.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Dp synonyms : a shift in demand, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a shift in individual demand, a shift in supply, a change in individual demand, a group shares, ability to pay principle, stateless person, domestic product.